GÜNCEL EGE YEREL YÖNETİMLER EKONOMİ POLİTİKA SPOR RÖPORTAJLAR YAZAR CAFE FOTO GALERİ VİDEO GALERİ
Nedim ATİLLA
YAZARLAR
24 Mayıs 2023 Çarşamba

Yok öyle 45 dakika, bir saat uçmak!

Sürdürülebilir bir dünya için önemli haberi dün ajanslar şu başlıkla geçti: Fransa iç hat uçuşlarını yasakladı.

Evet çok hayırlı bir karar aldı Fransızlar ce Fransa'da 2,5 saatin altındaki iç uçuş seferlerine yasak getirildi. ResmiGazete'de yayımlanan karara göre, ülkede trenle alternatifi bulunan 2,5 saatin altındaki iç uçuş seferleri yasaklandı. Söz konusu yasak 3 yıl boyunca geçerli olacak.

Ulaştırmadan Sorumlu Bakan ClementBeaune, yaptığı yazılı açıklamada, söz konusu kararla Nantes, Bordo, Lyon ve Paris-Orly arasındaki uçuş seferlerine yasak getirildiğini belirtti. Beaune, bu kararın sera gazı salımını azaltma politikası için temel adım oluşturduğuna değindi.

Fransız Bakan, bu adımın dünyada bir ilk olduğunu ifade ederek, bunun, hükümetin, daha az sera gazı salan ulaşım türlerine teşvik etme politikasıyla örtüştüğünü vurguladı.

Kısa bir süre önce “Sakin Kitap” tarafından yayımlanan “Yavaş-La- Sükunet En Büyük Lüks” adlı kitabımda “Yavaş Seyahat” adlı bölümde özetle şu görüşleri savunmuştum.

Yavaş seyahat, aceleye gelmemiş yolculukları kucaklamaya ve çevremizdeki dünyayı daha derin, daha sürdürülebilir bir şekilde anlamaya odaklanan bir kültür ve seyahat felsefesidir. Örneğin Avustralya’nın üzüm bağları yılda sekiz milyondan fazla şarap turistine ev sahipliği yapıyor. Bu ziyaretçiler şarap üreticilerine ve bölgesel topluluklara fayda sağlarken, aynı zamanda önemli miktarda sera gazı da üretiyorlar.

Son araştırmalar üzüm bağlarına yapılan turist ziyaretlerinin endüstrinin toplam karbon ayak izinin üçte birinden fazlasını oluşturduğunu gösterdi. Şarap endüstrisi şimdiden iklim değişikliğinin etkilerine uyum sağlamak zorunda kaldı. Şarap turizmi ile ilgili emisyonları engelleyemezse, endüstri kendi ölümüne katkıda bulunacak.

***

Yavaş Turizme dikkat amacıyla çekilen Son Turistfilminin tanıtım sözcüklerine kulak verelim şimdi: Turizm kritik bir eşikte Son Turist, Karayip sahillerinden Kenya’nın ücra köylerine kadar turizmin gölgesinde çalışanların duyulmayan sesleri aracılığıyla dünyanın en büyük endüstrilerinden birinin gerçek koşullarını ve sonuçlarını ortaya koyuyor. Turistler istemeden bizzat görmeye geldikleri şeyleri yok ediyorlar! On altıdan fazla ülkede çekilmiş olan film, aşırı turizmin dünya çapında ekosistem, yaban hayatı ve savunmasız topluluklar üzerindeki etkisinin katlanarak artmakta olduğunu gözler önüne seriyor. Film, seyahat uzmanları, tur operatörleri, akademisyenler, gezginler ve yaşam kalitelerini iyileştirmek için turizmden yararlanan ev sahibi topluluklardaki hizmet çalışanlarıyla yapılan görüşmeler eşliğinde turizmin geri dönüşü olmayan yıkıcı etki potansiyelini ve modern turistin rolünü yargılıyor. Ayrıca dünyanın önde gelen turizm ve doğa koruma vizyonerlerinin rehberliğinde bizi seyahat etme şeklimizi yeniden düşünmeye davet ediyor!

Daha az uçun!

IATA’ya (Uluslararası Hava Taşımacılığı Birliği) göre dünya, havacılık için 278 milyar litre yakıt tüketiyor. Küresel havacılık endüstrisi, dünyadaki CO? (karbondioksit) emisyonlarının yüzde 12’sinden sorumlu. Geleneksel havacılık yakıtı, tümü küresel ısınmanın başlıca suçluları olan petrol, kömür veya gazdan elde edilir. Sürdürülebilirlik taahhütlerini yerine getirmek için artan sayıda havayolu, karbon ayak izlerini azaltmak için Sürdürülebilir Havacılık Yakıtına (SAF) geçiyor. SAF alımını hızlandırmak, yapısal iyileştirmelerin yanı sıra destekleyici maliye ve politika önlemlerinin bir kombinasyonunu gerektiriyor. Her gün gökyüzüne çıkan yüz binlerce uçak göz önüne alındığında, küresel havacılık endüstrisinin ulaşım sektörünün ürettiği toplam CO? emisyonlarının “sadece” yüzde 12’sinden sorumlu olması şaşırtıcı olabilir. Bununla birlikte, uzmanların yıllık yolcu sayısının 2035 yılına kadar 6,9 milyara çıkacağını tahmin eden havacılık endüstrisinin önemli bir büyüme yaşaması bekleniyor.

Daha fazla insan ekonomik fırsatlar için şehirlere göç ettikçe, hava yolculuğu talebi artacaktır. Bunu kabul eden havacılık sektörü, 2019’da verilen bir taahhüt sırasında, 2050 yılına kadar CO? emisyon seviyelerini 2005 seviyelerine göre yarıya indirmeyi taahhüt etti. 2021’de düzenlenen Glasgow’daki COP26 iklim zirvesinde, havacılık endüstrisi ayrıca “havacılık CO? emisyonlarını sıcaklık artışını 1,5°C ile sınırlama çabalarıyla tutarlı bir oranda azaltmak için iddialı eylemlerde bulunma” sözü verdi. Sürdürülebilir Havacılık Yakıtı (SAF) geliştirmek ve ölçeklendirmek, havacılık sektörünün emisyonlarını azaltmasına yardımcı olabilecek önemli bir adımdır. Uluslararası Sivil Havacılık Örgütü’ne (ICAO) göre, ‘alternatif yakıtlar’ şu şekilde tanımlanır: “yaşam döngüsü bazında geleneksel kerosenden daha düşük karbon emisyonu üretme potansiyeline sahip herhangi bir yakıt”. Sürdürülebilir Havacılık Yakıtı (SAF), çeşitli hammaddelerden elde edilen alternatif bir yakıt kaynağıdır ve petrol, kömür veya gaz gibi kaynakları kullanmadığı için geleneksel jet yakıtından farklıdır. SAF hammadde kaynakları, yemeklik yağlardan ve belediye atıklarından gıda artıklarına ve enerji mahsullerine kadar çeşitlilik gösterir.

Bir kez daha dünya nerede bizimkiler nerede günlerinden geçiyoruz