GÜNCEL EGE YEREL YÖNETİMLER EKONOMİ POLİTİKA SPOR RÖPORTAJLAR YAZAR CAFE FOTO GALERİ VİDEO GALERİ
Engin ÖNEN
YAZARLAR
14 Haziran 2024 Cuma

Kırmızı çizgiler ne olacak?

31 Mart seçimlerinden sonra siyasette dengeler tamamen değişti. Cumhurbaşkanı ve AKP Genel Başkanı Tayyip Erdoğan’ın bir süredir içine girdiği destek kaybı bu seçimlerde adeta alarm verdi. Her ne kadar, “Bu yerel seçimdi, ülke yönetimi bizde...” dese de, kamuoyu ve seçmen desteğini ciddi düzeyde kaybettiğinin o da farkında.

O kadar farkında ki, kendisinden hiç beklenmeyen bir üslup ve görüşme trafiği, adeta gündemi kaplıyor ve belki de bu sayede gündem değiştiriyor. Çünkü ülkenin gerçek gündemi hayat pahalılığı ve yoksulluk, adalet mekanizmasının çalışmaması, uluslararası ilişkilerde ülke itibarının yerlerde sürünmesi ve yeni Milli Eğitim müfredatı gibi, çok ciddi sorunlarla yüklü aslında.

Erdoğan, daha önce yapmadıklarını yaparak, yapay bir gündem de oluşturmuş oluyor bir bakıma. Bugüne kadar CHP Genel Başkanlarına hiç de bir siyasi parti veya ana muhalefet temsilcisi gibi davranmadığı halde, Özgür Özel ile kurduğu müzakere süreci ister istemez insanı düşündürüyor.

18 yıldır gitmediği CHP Genel Merkezi’ne davet bile beklemeden gitmesi, siyasi cinayete kurban giden Sinan Ateş’in eşini bir buçuk yıl sonra, Devlet Bahçeli’yi kızdırmayı göze alacak şekilde gerçekleştirmesi gibi bir dizi olay, yeni bir Erdoğan tarzı mı?

Ancak bundan hareketle Erdoğan’ın tamamen tarz değiştirdiğini düşünmek doğru değil. Bu türden davranış ve yumuşama mesajlarının 31 Mart seçimlerinin sonucu ile bağlantısını unutmamak gerekir. Yumuşama veya normalleşme olarak da adlandırılan bu müzakere süreci, ülkenin esas can yakıcı ekonomik, siyasi ve hukuksal sorunları karşısında da sürecek mi? Yoksa kırmızı çizgiler, kırmızı kalacak ve pembe çizgiler etrafında bir müzakere mi devam edecek?

Anayasayı ihlal sayılan uygulamalara son verilecek mi? Anayasa Mahkemesi ve Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nin defalarca verdiği, hak ihlalleri karar ve uygulamaları ne olacak? Hakkari örneğinde olduğu gibi, kayyum atamaları sürecek mi?

Tam bunlar kamuoyunda tartışılırken, Erdoğan ustaca gündemi yine müzakere ve yumuşamaya taşıdı. Barış Harekatı’nın 50’nci yılında Kıbrıs’ta gerçekleştirilecek törenlere ana muhalefet lideri olarak, Özgür Özel’i de davet etti.

Aslında bu çok olağan bir durum olduğu halde, medyada önemli bir haber olarak yer buldu. Çünkü bir süredir normalin ölçüleri bize göre olmaya başlamıştı. Kutuplaşma ve gerilim normaldi.

20 Temmuz’a kadar derenin altından epey su akar. Çünkü ülkenin ertelenemeyecek çok önemli sorunları bulunmaktadır. Yukarıda bir kısmını saydığımız bu sorunlar zaten çözümü çok gecikmiş sorunlardır. Ayrıca temmuz ayı asgari ücretli çalışanların ve emeklilerin de beklentilerinin doruğa çıkacağı bir tarihtir.

Erdoğan kendine göre dizayn ettiği bu siyasal rejimde epeyce sıkışmış durumda. Bir başka açıdan bunca yıl iktidarda kalması bir başarı ama artık, iktidarını sürdürecek desteği bu türden kamuoyunda gündem değiştirme hamleleri ile bu süreci geri döndürmek çok zor.