GÜNCEL EGE YEREL YÖNETİMLER EKONOMİ POLİTİKA SPOR RÖPORTAJLAR YAZAR CAFE FOTO GALERİ VİDEO GALERİ
Erkan SEVİNÇ
YAZARLAR
25 Mart 2020 Çarşamba

Yeryüzü misafiri

Hani derler ya “cuk oturdu”diye. Aynen öyle. Şair kimliğiyle tanıdığımız ancak son yıllarda felsefi kitaplara imza atan Ünal Ersözlü’nün “Yeryüzü Misafiri “ koronalı günlerimize teğet geçmedi, cuk oturdu. Bir kez daha kafamıza dank etti bu dünyada misafir olduğumuz.

“Dört Gün Buda Üç Gün Zorba”, “Tanrının Yaşam Klavuzu” ve “Yeryüzü Misafiri”nde bizleri yolculuğa çıkarıyor Ersözlü..

Hayatlarımız tek başına birer amaç mı, yoksa genel olarak bir yolculuk mu, ne dersiniz? Elbette bir hayatın, kendine yarattığı bir anlam, her anlamında bir amacı vardır. Ama esas olan belki de yolun kendisidir. Yani, “yol cümleden uzundur”.

Yürüdüğümüz hayatta, karşılaştığımız sınavlar, paylaştığımız manevi zenginlikler, sevgilerimiz, yitirip kazandıklarımız, hayallerimiz, acı çektiğimiz anlar, sevinçlerimiz, bunlar arasında olmayanları hepsi deneyimlediklerimizdir değerli olan” diye yazan Ersözlü “neden felsefe?” sorumu da şöyle yanıtlıyor:

“Günümüzde ‘felsefe yapmak’ sanki biraz gösteri için tasarlanmış gibi. Oysa asırlar öncesinden bilge bir isim olan Seneca’ya göre felsefe yapmak, gösteriş için değildir, tamamen ‘daha iyi bir hayat’ arayışını simgeler. Zaten felsefe eskiden de laf için değil, tamamen hayat için yapılırdı. Felsefe kelimesi aslında Yunanca’dan Arapça’ya, oradan da Türkçe’ye gelmiştir. Kelimenin asıl adı, ‘Philosophia’dır.

‘Philia’ sevgi anlamını taşır. ‘Sophia’ ise bilgelik anlamına gelir. Yani ‘Philosophia’nın esas anlamı ‘bilgelik sevgisidir’. Bizim anladığımız anlamda ‘filozof’ da (Philosophos) ‘bilgeliği seven’, bilgelik sevgisinin peşinde koşan kişi demektir. Yani asırlara dayanan köklerinde görüldüğü gibi, felsefe hayat içindir. Felsefe akıllı davranmanın, alçakgönüllülüğün, aşırılıklardan kaçınmanın, erdemli olmanın, nefsine hakim olmanın, zorluklara göğüs germenin simgesidir”

 

Ersözlü yazarken okura bir ‘hatırlatıcı’ olduğunu hatırlatıyor. İnsanların unuttuklarını bizlere hatırlatmak için yazıyor. Gündelik hayatın kargaşası, giderek vahşileşen kapitalizmin insanı tükettiği çarkları, ortaya çıkan salgınlar bize insan olmamızın anlamını unutturuyor. Bu nedenle hatırlamak önemli. Ersözlü de hep birlikte, birbirimizi ötekileştirmeden, birbirimizi anlayarak, esas mevzumuzun insan olmak olduğunu yeniden hatırlatarak; sırtını ariflere, bilgiye, günümüz modern bilgelerine, filozoflara dayayarak, onlarca kitaptan yazılmışları süzerek, insana ‘insanlık anlamımızın’ ne olduğunu hatırlatmaya çalışıyor.”Yeryüzü Misafiri” kısa, birbirine bağlı ve birbirinden bağımsız küçük yazılardan oluşan, lezzetli bir kitap. Okurun kulağına fısıldar gibi kaleme alınmış yazılar..

 

Ünal Ersözlü, gazeteciliğe 1987’de Yeni Gündem Dergisi’nde başladı. Yeni Asır’da muhabirlik, yazı işleri müdürlüğü, yazarlık; Barometre’de Ege temsilciliği, Ateş ve Sabah’ta yazarlık yaptı. Televizyon programcısı oldu. Sabah’ta Akdeniz, Ege temsilcisi, yayın yönetmeni, yazar olarak çalıştı. Gazetecilik ödülleri aldı. Ersözlü, Tansaş’ın ilk yıllarında Basın Halkla İlişkiler direktörlüğü yaptı. Livaneli (1994) ve Piriştina (1999) kampanyalarında yöneticiydi. Piriştina döneminde Büyükşehir Belediyesi şirketi İzmir Yayıncılık’ın Genel Müdürlüğü ve Başkanın medya danışmanlığı görevlerini üstlendi. İzmir Kent Kitaplığı’nı kurdu. Akademi Kitabevi Şiir Başarı Ödülü, Behçet Aysan Şiir Ödülü, Yunus Nadi Şiir Ödülü sahibi. Efsun Ersözlü ile evli. Şafak adında bir oğlu var.

Son cümleler yine “Yeryüzü Misafiri”nden…

“İnsanların çoğu özünde hayattan büyük şeyler beklemez. Çünkü zaten hayat istediğiniz büyüklüklerin dışında planlarınızın hep bozulduğu yerde başlar.

The Beatles’in efsane şarkıcısı John Lennon’un sözlerindeki gibi…

‘Hayat siz başka planlar yaparak meşgul olduğunuz sırada size olan şeydir’

Gerçekten de böyle değil midir? Neyi ne kadar planlayabilirsiniz?

Belki de bu yeryüzü sahnesinde ancak rolünüzü oynarken oynadığınız anı şekillendirir planlarsınız. O kadar. Zaten sizin planladığınızı sandığınız da evrensel kozmik planın bir parçasıdır belki”