GÜNCEL EGE YEREL YÖNETİMLER EKONOMİ POLİTİKA SPOR RÖPORTAJLAR YAZAR CAFE FOTO GALERİ VİDEO GALERİ
Mehmet KARABEL
YAZARLAR
2 Şubat 2019 Cumartesi

Acaba nasıl bir belediye başkanı olurdu?

Dün vefatının 20’inci yıldönümüydü…

56 yaşında bu dünyadan göçtü, gitti…

Ardında milyonlarca gözü yaşlı hayran bıraktı…

Barış Manço

Yaşasaydı; bugün 76 yaşında olacaktı…

Takdir-i İlahi işte…

Önüne geçilemiyor…

İstedim ki…

Tam da yerel seçimler arefesinde…

Sizleri 25 yıl geriye götüreyim ve…

Barış Manço’nun…

Çok az bilinen “belediye başkanlığı” hevesini…

Paylaşayım…

 

Şarkıcıydı, besteciydi, söz yazarıydı…

TV programı yapımcısı ve sunucusuydu…

Köşe yazarlığı bile yaptı, kalemi güçlüydü…

Anadolu Rock türünün kurucuları arasındaydı…

Galatasaray Lisesi mezunu olmakla övünürdü…

Hepsinden önemlisi…

Devlet Sanatçısı ve Kültür Elçisi idi…

 

Siyasi görüşü uzun yıllar tartışma konusu oldu…

O günlerde pek modaydı ya…

Kimileri “sağcı” dedi…

Kimileri de “solcu” yakıştırması yaptı…

Hiçbir zaman bu konuda net bi’şi söylemedi…

Ama ne oldu biliyor musunuz?

46 yıl önce “Küheylan” diye bi’şarkı yaptı…

Parçada adı geçen…

Neslihan, Aslıhan ve “Özümüze dönelim” gibi sözler…

Orta Asya özlemi gibi algılanmış…

Sonunda…

Barış Manço “milliyetçi” bir karakter çizmişti…

Nitekim…

Daha sonra yaptığı “Hey Koca Topçu” ve “Genç Osman” plakları…

O iddiaları güçlendirdi…

Türkiye’de siyasi kutuplaşmanın iyice keskinleştiği günlerdi…

Barış Manço sağın…

Cem Karaca da solun sembolü olarak görülüyordu…

 

Ancak…

Tam da o günlerde ilginç bi’şi yaşandı…

Bir konserde…

Barış Manço, “bozkurt” işareti yapan hayranlarına…

Şarkıyı kesip, şöyle seslendi:

“Biz sadece sizin için gelmedik… Buradaki herkes için geldik…”

Sonra…

“Hey Koca Topçu” şarkısını isteyenlere de…

Sol yumruğunu havaya kaldırarak…

Görsel bir “protesto” sergiledi…

Yine o “çalkantılı” günlerde…

Cem Karaca “Tamirci Çırağı” ile ortalığı ayağa kaldırırken…

Edip Akbayram “İlhan’a Özlem” ile on binleri etkilerken…

Barış Manço…

Uzun saçları, sarkık bıyıkları ile…

“Estergon Kalesi” şarkısıyla kulakların pasını siliyordu…

 

Araya koca koca yıllar girdi…

Barış Manço

Yaş olarak daha bir olgunlaştı, gönlünden Cumhurbaşkanlığı geçti…

Üstelik, bu arzusunu iki kez seslendirdi…

Yıl; 1992…

Yurtdışından Türkiye’ye mesaj yolladı:

“Ben herhangi bir siyasi partiye bağlı olarak Türkiye Büyük Millet Meclisi’ne girmek istemiyorum… 2000’li yıllarda cumhurbaşkanının halk tarafından seçilmesi için hazırlık yapılıyor… O zaman adaylığımı koyup halkım da beni desteklerse cumhurbaşkanı olmak isterim…”

Dikkat buyurun lütfen!

Barış Manço, neredeyse çeyrek asır önce…

“Türkiye’de gün gelecek cumhurbaşkanını halk seçecek” diyor…

 

Bir de Haziran 1996’da bu arzusunu dile getiriyor…

Gazetecilere “Cumhurbaşkanlığı Hedefi” için…

Yol haritası çıkarıyor; Cumhurbaşkanını halkın seçmesinin…

Doğru olacağını bir kez daha tekrarlıyor…

Hatta ve dahi…

Bu duygularını dönemin Cumhurbaşkanı merhum Demirel’e de aktarıyor ve diyor ki

“Ben hiçbir zaman partili filan olmadım… Politikadan anlamam, öğrenmek istediğim de yok… Ben politika dünyasına yeni bir boyut, yeni bir tat, yeni bir çizgi, farklı bir gusto ve renk getirmek istiyorum… Arkamda bunca milyonluk kitle var… Hem de 7’den 77’ye kadar… Hele halk seçsin, Cumhurbaşkanlığını benden başka kimse kazanamaz…’’

 

Peki…

O hayal bitiyor mu?

Hayır…

Pek kimseler bilmez ama…

Aslında…

Barış Manço…

Çok istemese de aktif siyaset’e dalmış ve…

Adeta “direkten” dönmüştü…

Mesela…

Tansu Çiller ve Bedrettin Dalan birlikte O’nu ikna ediyorlar…

22 Ocak 1994’te…

DYP’den İstanbul Kadıköy Belediye Başkan Adayı ilan ediliyor…

Gelin görün ki, aktif siyasi hayatı uzun sürmüyor…

Rahatsızlandığını söyleyerek 20 gün sonra adaylıktan çekiliyor…

Aslında rahatsız filan değildi…

Resmen adaylığı açıklanınca…

DYP örgütünün kendisine tavır almaya başladığını görmüş ve…

Vazgeçmişti…

Şimdi düşünüyorum da…

Acaba?

Barış Manço seçime girip, kazansaydı…

Nasıl bir belediye başkanı olurdu?
 

Bitiriyoruz…

Çok haber, çok röportaj yaptım O’nunla…

Cumhuriyet’e sevdalıydı…

Su katılmamış bir hümanistti…

Bu özellikleri nedeniyle…

Zaman zaman “Sağdaki Solcu” yakıştırması bile yapılmıştı…

Kader O’na izin verseydi…

Aynen dünya rekoru kıran TV programında olduğu gibi…

“7’den 70’e”

Kalpleri fethederek…

Kimbilir kaç dönem belediye başkanlığı yapardı?

Nokta!

Sonsöz: “İnsan en son anıldığı gün ölür demiştin, sen hiç ölmeyeceksin…”