GÜNCEL EGE YEREL YÖNETİMLER EKONOMİ POLİTİKA SPOR RÖPORTAJLAR YAZAR CAFE FOTO GALERİ VİDEO GALERİ
Gönül Soyoğul
YAZARLAR
8 Mayıs 2010 Cumartesi

Malum/meşum kaseti izledim maalesef’…

Deniz Baykal’’ın don gömlek dolaştığı, CHP Milletvekili Nesrin Baytok olduğu iddia edilen anadan üryan kadının bir yandan giyinip bir yandan dağınık yatağı toplarken görüldüğü şu malum (meşum mu deseydim acaba?) kaseti dün izledim.’¶
Şaşırmadım dersem yalan olur.
Şaşırdım ama şok falan geçirmedim.
Birincisi, insana dair her şey beni bazen şaşırtsa da çok ender olarak şok ediyor artık’…
İkincisi de kimliklerinden önce sonuçta Baykal bir erkek, Nesrin Baytok da bir kadın.
Aralarında bir ilişki, olabilir de olmayabilir de.
Şok, böyle bir ilişkinin varlığı mı, yoksa ortaya adice dökülmesi mi?
 
İzlerken, öncelikle kasetin gerçek olup olmadığını tartıştık aramızda.
Kasette don gömlek dolanan, çoraplarını giyen, ceketini kuşanıp sonra da çantasını eline alıp kapıdan çıkan adam, Baykal değilse bile Baykal’’a neredeyse tıpatıp benzeyen biri.
Nesrin Baytok’’u. fotoğrafları  dışında tanımam. Zaten kasetin neredeyse bütününde çırılçıplak. İçeri dışarı girip çıkıp duruyor, kah dağınık yatağı topluyor, kah giyiniyor.
Ama tanıyan arkadaşlar, ’‘bu o’’ dediler. Değilse bile çok benzediğini söylediler.
Kasetin dolaşıma konmasının ardından ’‘ilk şok’’ atlatıldıktan sonra CHP’’den şiddetli bir tepki, sert bir açıklama beklerken; Genel Merkez’’deki sessizlik, kimi milletvekillerinin de yarım ağız yaptıkları açıklamalar, Deniz Baykal’’ın ve Nesrin Baytok’’un suskunlukları, o görüntülerdeki kişilerin Baykal ve Baytok olduğunu doğrular nitelikteydi.
 
Görüntülerdeki kişiler onlardı ama montaj diye teknik bir imkan olduğunu da biliyorduk.
Görüntüler değişik zamanlarda çekilip birbirine eklenmiş olabilir miydi sorusunu sorduk bu kez birbirimize ve henüz bunun yanıtını da bilmiyoruz.
Baykal’’ın internethaber’’e yaptığı açıklamaya göre, kaset montaj. Yani ’‘o görüntülerdeki kişi ben değilim’’ demiyor Baykal. Montaj diyor. İstifa falan edip de ahlaksızların ekmeğine yağ sürmem diyor. Büyük bir hukuk mücadelesi başlatacağını söylüyor.
Baytok cephesi ise sus pus. 
Olaya neresinden bakarsanız bakın, çok can sıkısı.
Neyi sorgulayacaksınız?
İki evli insanın başkalarıyla seks yapmasını mı?
Yoksa, böyle bir ilişki varsa, bunun kasete alınıp yayınlanmasını mı?
İki insanın belaltı yöntemle, iğrenç ötesi bir biçimde vurulmasını mı?
Üstelik ikisi de evli, çoluk çocuk, torun torba sahibi iki insan, sıradan insanlar da değil.
Siyasi kimlikleri, kişilikleri olan insanlar. Özellikle Baykal, toplumun rol modeli olmak için yıllarını örnek olmaya harcayarak geçirmiş bir lider.
Hiçbir şey olmasa, hiçbir şey değişmese bile en azından yıllar yılı ’‘iğrenç erkek esprileriyle’’ anılacaklarını biliyorlar. Ki, o iğrenç espriler çoktan başladı, çevrilen bin çeşit geyik, hem sözlü olarak, hem de internet aleminde tüm hızıyla devam ediyor bile’…
Berbat ötesi bir durum kısacası’…
* * *
Bırakın Baykal’’ı, Baytok’’u; sıradan bir insanın dahi ’“bunlar saçma sapan iftiralar, yapılan iğrenç bir tuzak’” cevabı vermekten bile hicap duyacağı bu can sıkıcı gelişmeler bakalım nasıl seyredecek diye beklerken; CHP’’nin ’‘dedesi’’ Genel Sekreter Önder Sav’’dan ’‘nasıl yani’’ dedirtecek iddialar geldi bugün’…
Önder Sav, CHP Genel Başkanı Deniz Baykal'a yapılması planlanan bir suikastı haber alarak konuyu hassasiyetle incelediklerini belirtip, ’“Hiçbir katkıda bulunmadan İstanbul Emniyet Müdürlüğüne yapılmış olan bir ihbarı aynen size aktaracağım. İstanbul Emniyet Müdürlüğü Organize Suçlarla Mücadele Müdürlüğüne yapılmış bir ihbar: (Şişli Belediye Başkanı Mustafa Sarıgül, CHP Genel Başkanı Deniz Baykal'ı vur emri verdi)’” dedi.
Sav’’ın, CHP MYK üyeleriyle düzenlediği basın toplantısında, kaset olayı ile ilgili açıklama yapacağını zanneden gazeteciler, ilk şoku yaşayanlar oldu elbet.
Ve sordular. ’“(Başka olay) dediniz ama, bu olayın arkasından geldiği için aynı kişiyle ilintili olduğu yönünde deliller var mı?’” dediler.
Cevap, üstü örtülü  geldi:
’“Hayır, onu şu anda söyleyecek durumda değiliz. İş o bir başka boyutta, o olayın incelemesi yapıldığı için, gizliliğini de taşıdığı, mahkeme o konuda gizlilik, yasak kararı verdiği için o konuya girmiyorum. Ama o konuya da değişik boyutlarıyla girmemiz gerektiğine MYK kani olursa hiç kuşkunuz olmasın, sizi o konu için de çağırır, gerekli aydınlatmayı yaparız.’”  
Sav’’ın ağır ithamlarına derhal cevap veren YDH lideri, Şişli Belediye Başkanı Sarıgül, CHP’’nin bu iddialarını ’‘gündem değiştirmek’’ için yapılmış bir saldırı olarak değerlendirdi ki; bence bu cevap hiç boş değil.
Sarıgül’’den zerrece hoşlanmıyor oluşum bile, benim de böyle düşünmeme engel değil ne yazık ki.
Suikastle ilgili bilgileri bir ay önce olmasına rağmen, CHP bu iddiaları niye mesela 3 ya da 5 gün önce değil de şimdi, kaset tezgahından sonra dile getiriyor?
İddialarla ilgili Emniyet’’e bilgi verildiğini Hüseyin Çapkın’’ın da doğrulaması, bu iddiaların dün itibariyle uydurulmadığını gösteriyor ama bunun Emniyetçe doğrulanması, yine de ’‘niye bugün bunlar açıklandı’’ şüphesini karşılayamıyor. 
 
CHP lideri Deniz Baykal’’ın bizzat açıklama yapması, hem kaset olayı, hem de Sarıgül’’le ilgili ithamlar konusunda açık ve net konuşmasını bekliyorum şahsım adına.
Aksinin, yani onun adına başkalarının konuşmasının, Baykal’’ın inandırıcı olma şansını  çok azaltacağı kanısındayım ayrıca.
Bekleyip göreceğiz. Anlaşılıyor ki, bu pilav daha çok su kaldıracak çünkü’…