GÜNCEL EGE YEREL YÖNETİMLER EKONOMİ POLİTİKA SPOR RÖPORTAJLAR YAZAR CAFE FOTO GALERİ VİDEO GALERİ
Mahmut YILMAZ
YAZARLAR
14 Şubat 2014 Cuma

Yaz kuşları

Görünen o ki bu ülkeye daha bir zaman demokrasinin, özgürlüğün, hukukun, insan haklarının, ve en önemlisi yüksek şahlanışın geleceği yok.
Bu gün sevgililer günü.
Gelmeyen sevgilinin hikayesini okuyun o zaman….
 
YAZ KUŞLARI
Sesini duyacağım göğsümün derinliklerinde
Göz kapaklarıma dolacaksın donup kalacağım
Ay, hani şu sevda eriği dolunay
Hani ondördü dediğimiz ay
Gelip gidecek defalarca
Sıcaklar kavrulacak
Ve ben yudumlarken soğuk biramı
Seni düşüneceğim ve sen gelemeyeceksin
Biliyorum bu yaz geçecek
Ve sen gelmeyeceksin…
 
Bu şehirde
Bu tarih, bu sevda, bu palmiye bu deniz bu özgürlük şehrinde
Kaldırımlarda şişecek tabanlarım
Sarhoş olacağım barlarında
Balık tutacağım martılarına
Çıplaklığına üzüleceğim okaliptusların
Bahara çıkan yavru palmiyelere sevineceğim
Komşunun güllerini koparacağım gecenin bir vakti
Elimde kalacak mor menekşeler
Biliyorum bu yaz geçecek
Ve sen gelmeyeceksin…
 
Bir gece telefonum çalacak
Karşıla beni diyeceksin
Sevincimden soramayacağım neyle, hangi saat
Ve ben günlüğüne kiralayıp taksiyi
Ve garaj, ve gar ve liman ve havaalanında
Umutla hüznü aynı anda yaşayacağım
Son trende gelecek, son gemi, son otobüs, son uçak
Hüzne oturacak hıçkırıklarım
Kendi sesimle, terimle ve kederimle uyanacağım
Biliyorum bu yaz geçecek
Ve sen gelmeyeceksin…
 
Hazırlık yapacağım geldiğim güne
Pazarcı Hamdi’ye uğrayacağım ilkin
Bir sepet hazırla diyeceğim
Bütün meyvelerin en güzelinden koy diyeceğim
Sakın havucu unutma diyeceğim
Bir tavşan gibi havuç yer kıtır kıtır
Benim sevgilim diyeceğim
Sonra balıkçıya uğrayacağım
Sonra birde büyük rakı
Sarhoş olacağız
Ürkütüp kazlari Behramkale’den Ege adalarına bakacağız
Körfezden aşırdığım kordonu takacağım boynuna
Ve sen sevineceksin, boynuma sarılacaksın
Diye düşüneceğim kaç sefer
Her sefer aynı düşün sersemliği ile kendime gelip
Şehrin gürültüsüne teslim olacağım
Biliyorum bu yaz geçecek
Ve sen gelmeyeceksin…
 
Önce sığırcıklar gelecek kuş cennetinden
Sonra leylekler konuk olacak martılara
Sonra bütün kuşlar, yaz kuşları
Leyleği havada görürsem sevinmeyeceğim
Ben gitmeyeceğim, sevgilim gelecek diyeceğim
Kuşlar yuva yapacak ağaçlara,çatılara, kumlara, kayalıklara
Balık taşıyacaklar yavrulara
Büyütüp uçuracaklar özgürlüğe
Tanrım ne büyük mutluluk
Ve ben çatlayacağım hasetimden
Belki de ve büyük bir ihtimalle ağlayacağım
Belki dilek ağacına yalvaracağım,
Bez asacağım mum yakacağım…
Ve kuşlar gidecekler birer birer
Ve ben martılarla kalacağım yeniden baş başa
Biliyorum be yaz geçecek
Ve sen gelmeyeceksin…
 
Bu deniz, bu turizm, bu kültür, bu tiyatro, bu tarih,
Bu eğlence bu sevda şehrine
Gelecekler Dünya’nın bütün şehirlerinden
Ve dillerini ve dinlerini ve renklerini
Ve sevgilerini getirecekler
Ben bozulmasın diye Dünya’nın dengesi
Ruhumu göndereceğim bu şehirlere
Fakat ben, yani beynim, yani ayaklarım ellerim
Yani gözlerim, yani yüreğim, en çok yüreğim
Bir bütün halinde bu şehirde seni bekleyeceğim
Biliyorum yaz geçecek
Ve sen gelmeyeceksin…
 
Bir sabah, ihtimal bir Ekim sabahı,
Ve ihtimal seni düşünmekten
Yorgun düştüğüm gecenin sabahında
Son yazın ilk yağmurları vuracak pencereme
Uyanıp bakacağım ve kibrit kavağının
Yapraklarını göreceğim yerde
Ve gül son tomurcuklarını da açmış olacak
Kışın ölümcül ayak seslerini hissedeceğim kederimde
Elveda gün batımı, elveda dolunay
Elveda yıldızlar
Elveda çocuklar,yaşlılar, delikanlılar kızlar
Elveda yaşayamadığım yazlar
Sensiz bir yazın solukluğunu göreceğim aynada
Sakallarım olacak,
Siyahtan çok ak sakallarım olacak
Aynada kaybolacak gözlerimin matlığı
Buruk bir sevince sarılacağım
Beni böyle bitmiş görmeyeceksin
Biliyorum bu yaz geçecek
Ve sen yine gelmeyeceksin…