GÜNCEL EGE YEREL YÖNETİMLER EKONOMİ POLİTİKA SPOR RÖPORTAJLAR YAZAR CAFE FOTO GALERİ VİDEO GALERİ
Mehmet KARABEL
YAZARLAR
21 Mayıs 2024 Salı

Neden fakirleştik?

100 yılı geride bırakan...

Cumhuriyet Halk Partisi’nin...

49 yaşındaki sekizinci genel başkanı Özgür Özel...

19 Mayıs Bayramı’ndaki gençlik yürüyüşünde...

İktidara gelme sözü verirken...

Gençler için...

İlk kez şöyle dedi:

“Bir ülkedeki dört gençten üç tanesi (İmkânı bulursam yurt dışına giderim ve dönmem!) diyorsa beka(*) sorunu oradadır...”

Ya gerisi?

Geleceğiz oraya ama...

Önce...

“İnsanoğlu aç kalınca ne yapar?”

Sorusuna yakın tarihten müthiş bir örnek verelim...

***

Dünya tarihinin en acı yapraklarından biridir...

Neredeyse 250 yıl önce kurulan...

Bugünkü tanımıyla...

“Fırsatlar Ülkesi” olarak anılan Amerika Birleşik Devletleri...

95 yıl önce...

“Büyük Buhran” olarak anılan...

İnanılmaz bir “ekonomik kriz” ile perişan oldu...

Borsa çöktü; ekonomik durgunluk ülkeyi mahvetti!

O sırada...

Amerika’nın nüfusu 220 milyondu ve...

Bi’anda 50 milyon kişi işsiz kalmıştı...

Koca Amerika Birleşik Devletleri...

Daha sonra düze çıktı ama...

Büyük yara aldı...

Bu sosyal olay...

Hollywood’un eliyle unutulmaz bir filme konu oldu...

Türkiye’de gösterime girdiğinde...

Takvimler 1972’yi gösteriyordu...

Filmin özgün adı...

Horace McCoy’un 1935’li yıllarda yazdığı romanın başlığıydı:

“They Shoot Horses, Don't They?” 

Dilimizdeki karşılığı ise...

“Atları Da Vururlar Değil Mi?” şeklinde afişlerde yerine aldı...

Filmin yıldız yönetmeni Sydney Pollack’tı...

Başrolleri Oscarlı yıldız (Bugün 86 aşında) Jane Fonda ve...

22 yıl önce hayatını kaybeden...

Kanadalı aktör Michael Sarrazin paylaşıyordu...

Filmin konusu çok ilginçti...

Amerikalılar’ın bi’lokma ekmek bulamadığı o günlerde...

Büyük para ödüllü dans yarışmaları düzenlenmişti...

Ancak...

Sıradan bir yarışma değil; adeta bir maratondu...

Arada verilen çok kısa molalar dışında...

Radyodan canlı yayınlanan yarışma...

Haftalarca hatta aylarca sürecek...

En son ayakta kalan çift yarışmayı kazanacaktı...

Ödül o yıllar için adeta bir servetti; 1.500 Dolar...

(Bugünün 50 bin TL.’si gibi...)

Her geçen gün umutsuzluğu daha da artan Gloria (Jane Fonda)...

Çevresine karşı daha saldırgan olur ve...

Partneri Robert'ten (Michael Sarrazin) yaşadığı ızdıraba...

Son vermesi için kendisini vurmasını ister...

Zaten sakatlanan ve ızdırap çeken atların da...

Bu şekilde acılarına son vermiyorlar mıydı?

***

Filmin çekildiği günler çoook gerilerde kaldı...

Ama izleri hiç silinmedi...

Türkiye Cumhuriyeti Devleti olarak...

İkinci Dünyası’na Savaşı’na girmedik; en doğru kararı verdik...

Buna rağmen çok çile çektik...

İnönü dönemiydi...

Ekmek karneye bağlanmıştı...

Şeker bulunmuyordu...

Mesela...

Egeliler, tatlandırmak amacıyla...

Çayın içine kuru üzüm atıp karıştırıyorlardı...

Savaş bitene kadar...

Almanya’nın istila ettiği Yunanistan'a yardım ettik...

Azrail’den kaçıp bize sığınan mültecilere gözümüz gibi baktık...

Ordu’yu silah altında tuttuk...

İhracat yapamadığımız için yokluk ve pahalılık kanımızı emdi...

Azınlıklar...

Varlık Vergisi altında ezildi...

Merhum İsmet İnönü...

“Türkiye’yi savaşa sokmadığımız için çocuklar babasız kalmadı!”

Sözüyle tarihe geçti...

***

Gelelim bugünlere...

Henüz üç günlük haber...

Ne var ki...

Başka garabet(*) haberlerin gerisinde kaldı...

Üç satırlık ama...

Evlerde yine acı rüzgarlar estiriyor...

***

Kısa adı “TÜİK” olan...

Türkiye İstatistik Kurumu...

Ocak / Mart dönemine ait iş gücü istatistiklerini açıkladı...

O habere göre...

15 ve daha yukarı yaştaki kişilerde işsiz sayısı...

2024’ün birinci çeyreğinde...

Bir önceki çeyreğe göre 30 bin kişi artarak...

“3 milyon 105 bin kişi oldu”...

Toplam ne kadar işsizimiz var?

Çoook var ama gerçek rakamı bilen yok...

Rakam görseniz bile inanmayın...

Bugün işe girip sevinen; bir ay sonra “işsiz” kalıyor...

Bu şu dönemlerde “klasik” bir Türkiye fotoğrafı oldu...

Ve...

100 yaşındaki Türkiye...

En son...

Burnumuzu sokmadığımız İkinci Dünya Savaşı boyunca yaşadı...

Bu acıyı, bu sıkıntıyı...

Şükürler olsun ki...

İkinci Dünya Savaşı’na burnumuzu sokmadık...

Rahmetli İnönü’nün dediği gibi...

“Çocuklar babasız kalmadı!” ama...

Türkiye’de...

Taşların yerine oturması zaman aldı...

Hepsinden önemlisi...

100 yaşındaki Cumhuriyet...

Acaba “acılı, sancılı” süreçlerde...

“Sıkıntıya / zorluğa” tahammül edebilen...

“İyi birey yetiştirme” konusunda...

Gereken dersi aldı mı?

Bugünün bebişleri...

Yarınlarda mutlu bireyler olabilecek mi?

***

Karpuz, yaz meyvesidir...

Mayıs’ta başlayan hasat dönemi, Ağustos’a kadar sürer...

Çok lezzetlidir...

Kabukları eşeklerin yiyeceğidir...

An itibarıyla kilosu 20 Lira...

10 kiloluk karpuzun...

Bir buçuk kiloluk dilimi evde kime yeter?

Tamamı su...

Öyle bir “her şey pahalı” süreci yaşıyoruz ki...

Eve karpuz götüremeyen var!

***

Bitiriyoruz...

Amerika...

Ekonomik buhran sonrası neredeyse dört nesil büyüttü...

O perişan eden “ekonomik buhran” dönemi...

Artık ders kitaplarında bile yok...

Oysa...

Bizde ekonomik buhran hep var...

Deliyor; geçiyor içimizden...

Tavana yapışmış bir enflasyon ise cabası...

Cebimizin hesabını bilemiyoruz; bu biiiir!

Her gün her şeyin fiyatı artıyor; bu di ikiii!

Doğal olarak...

“Fakir bile daha da fakirleşiyor!"

Türkiye gelir dağılımı eşitsizliğinde Avrupa ikincisi oldu...

İnanılacak gibi değil ama...

Böyle durumlarda(!) zirveyi bırakmayan bir yapımız var...

Mesela...

Vatandaşın şöyle yakındığı gibi:

“Eskiden emekli maaşı asgari ücretin iki katıydı... Şimdi ise asgari ücret emekli maaşını solladı; gidiyor...”

Nokta...

(*) Beka: Ölümsüzlük... Ölmezlik... Kalıcılık...

(**) Garabet: “Tuhaflık”...

Hamiş: “Bu coğrafyada ne zaman devlet ve millet yarıştıysa, millet kazanmıştır... / Anonim...”

Sonsöz: “Fakir, fukarayı, garip, gurebayı, emeklimizi, halden, pazardan, manavdan sebze meyve alamaz hale getirdiler... Karneyle domates, patates, biber dönemine geldik... / Özgür Özel – CHP Genel Başkanı...”