GÜNCEL EGE YEREL YÖNETİMLER EKONOMİ POLİTİKA SPOR RÖPORTAJLAR YAZAR CAFE FOTO GALERİ VİDEO GALERİ
Engin ÖNEN
YAZARLAR
21 Ağustos 2024 Çarşamba

Bozkurt işareti yapan Alevi olur mu?

Sosyal hayat çok sade algılanmasına rağmen, çok karmaşık süreçleri içerir. Mesela başlıkta yer alan soruya kaç kişi olumlu yanıt verebilir ki? Oysa ki, bozkurt işareti yapan Alevi olur.

Aleviler’in büyük çoğunluğu bozkurt işaretine karşı soğuktur. Hatta öfkelidir. Son elli yılda Anadolu’da gerçekleşen Alevi katliamlarının hemen hepsinde bozkurt işareti yapan saldırganlar yer almıştı. Maraş, Çorum ve Sivas örneklerinde olduğu gibi.

Peki, nasıl oluyor da, bozkurt işareti yapan Alevi olabiliyor? Nitekim oldu da. Geçenlerde Hacı Bektaş’ı anma törenleri öncesinde toplanan Cem Vakfı üyesi bazı Alevilerin bozkurt işareti yaptığı görüldü.

Bu duruma şaşırmamız Aleviliği homojen bir anlayış ve grup olarak görmemizden kaynaklanıyor. Oysa Ehli Beyt’e bağlı olmak (Muhammed ve Ali’nin soyundan gelenler) ve Ali kültü ile 12 İmamları inanç kaynağı olarak benimsemek gibi bazı ortak değerler dışında, Alevilik tarihsel dönem ve coğrafyaya göre çeşitlilik göstermektedir.

Anadolu Aleviliği denince genellikle Erzincan, Sivas ve Tunceli bölgesi Aleviliği akla gelir. Ki o bile homojen bir yapıya sahip değildir. Ama Anadolu’da bunun dışında Arap Aleviliği, Tahtacı Aleviliği, Bayat Aleviliği, Çepni Aleviliği gibi birçok inanç grubu yer almaktadır. Bunlar bugün göçler nedeniyle dört bir tarafa dağılsa da (büyükşehirler ve Avrupa’da) daha önceki yüzyıllarda coğrafi bir dağılıma sahiptiler.

Aleviler’in büyük bir bölümü kendini Türkmen olarak da ifade eder. Bu aynı zamanda (Biz Orta Asya Türk geleneklerini temsil ediyoruz ve esas Türk biziz) vurgusunu içerir. İlk dönem Cumhuriyet ideologlarından Fuat Köprülü ve Yusuf Ziya Yörükan gibi araştırmacı ve tarihçiler de yaptıkları Alevi araştırmalarında, Türkçülük ideolojisine kaynak aramışlardır.

İslam öncesi Türk geleneklerinin Aleviler’de sürdüğü görüşüne, bu sayede bilimsel temel bulmaya çabalamışlardır. Alevilik inancının, etno dinsel, yani Aileden geçen bir kimlik olmasının da bu geleneklerin sürdürülmesinde rol oynadığı düşünülmektedir.

Oysa ki, bugün artık Alevilik ile bütünleşmiş olarak görülen Bektaşilik, olarak doğuştan getirilen değil, sonradan elde edilen bir kimliktir. Aleviliğe göre Bektaşilik, daha şehirli, daha eğitimli ve daha hoşgörülü ve dışa açık bir tarikattır. Bu tarikat yetmiş iki milletten üyeleri içerir.

Aleviler asıl Türk biziz dese de, bu Kürt ve Arap Aleviler’inin bulunduğu gerçeğini ortadan kaldırmaz. Alevilik çeşitli etnik gruplar arasında yayılmış bir inançtır.

Ancak Aleviler’in çoğunda asıl Türk vurgusu yaygındır. Hatta Zaza Alevileri’nin bile aslında Türk olduklarını ve daha sonradan bu dili öğrendiklerini söyleyenler de bulunmaktadır. Bozkurt işaretine zemin hazırlayan ilk ve en önemli siyasi gerekçe, Türklük ve hatta Türkçülük aidiyetidir.

Cumhuriyet’in ulus anlayışı çerçevesinde, tek din ve resmi din uygulaması nedeniyle Alevilik yasaklanmış ve yer altına inmek zorunda kalmıştır. Cem evleri kapatılmış, dedelik yasaklanmıştır. Daha sonra çok partili hayata geçişle birlikte, DP’nin bu alanda belli ölçüde serbestleşme çabaları Alevilerin bir bölümünün DP’ye yönelmesine katkı yapmıştır. DP, Alevi milletvekilleri sokmuştur Meclise.

Batı Ege bölgesindeki çeşitli Alevi köyleri neredeyse blok halinde DP’ye destek vermişlerdir. Örneğin söz konusu yıllarda Tahtacı ve Bayat Alevilerinin ağırlıkta olduğu Narlıdere’nin ilk Belediye Başkanı Ali Fuat Çetinkılıç, DP ve daha sonra da AP’sinden aday olmuştur.

Doksanlardan sonra PKK ve Kürt hareketinin yükselişiyle birlikte, İzmir ve Aydın çevresindeki Alevi köylerinde MHP taraftarlığı da artmış ve bu birçok seçim sonucuna yansımıştır. Asıl Türk biziz bilinci, böylece milliyetçiliğe geçişi de kolaylaştırmıştır.

Sonuç olarak bozkurt işareti yapan Aleviler vardır. Bozkurt işaretinden nefret eden Aleviler kadar olmasa da. Kalıplar halindeki algılara dayanan görüşler genellikle gerçekliği yansıtmamaktadır.