GÜNCEL EGE YEREL YÖNETİMLER EKONOMİ POLİTİKA SPOR RÖPORTAJLAR YAZAR CAFE FOTO GALERİ VİDEO GALERİ
Ruhisu Can AL
YAZARLAR
1 Nisan 2020 Çarşamba

Korona günlerinde küreselleşme ve Big Pharma

Zaman zaman güncel Türkiye siyaseti hakkında yorumlar yapan, ancak en çok küreselleşme üzerine yazılarıyla bildiğimiz Harvardlı ekonomist Dani Rodrik, Ağustos 2019 tarihli “Foreign Affairs” dergisinde “Küreselleşme ters yola sapıyor” (Globalization’s Wrong Turn) başlığıyla şu satırları kaleme aldı:

“1990’lara gelindiğinde, zengin ülkelerdeki siyasi güç dengesi korumacı (lobilerden), ihracatçı ve yatırımcı lobilere kaymıştır…1990'larda ortaya çıkan ticaret anlaşmaları da söz konusu lobilerin gücünü yansıtıyordu. Bu gücün en açık örneği, uluslararası ticaret anlaşmalarının, fikri mülkiyet haklarını ulusal düzeyde del korumasıyla ortaya çıktı; (yani) tekel güçlerini dış pazarlara genişleterek kâr elde etmek isteyen ilaç firmalarının saldırgan lobicilikleri sayesinde. Bugüne kadar, Big Pharma ticaret anlaşmalarının arkasındaki en büyük lobi olarak görüldü.” (syf.30)

Son satırda yer alan Big Pharma, büyük ilaç şirketlerinin küresel gücünü belirtmek için kullanılan özel bir ifade…

Bir başka deyişle uluslararası bir kartel

Bugünlerde “Yeni Dünya Düzeni” sıkça konuşulurken söz konusu bu yapıyı şimdilik bir kenara not edelim.

Tarih 18 Ekim 2019...

John Hopkins Sağlık Güvenliği Merkezi (The John Hopkins Health Security Center) ev sahipliğinde “EVENT 201” adıyla bir simülasyon düzenleniyor.

Başta Bill Gates & Melinda Gates Vakfı, Big Pharma ve CIA olmak üzere, katılımcıları arasında çeşitli finans kuruluşları ve kamu sektörü temsilcilerinin bulunduğu bu simülasyon, tüm dünyaya tehdit oluşturacağı söylenen koronavirüsü hakkında kısa bir açıklamayla başlarken, virüsün aşama aşama dünyaya yayılışı ve pandemi haline gelişiyle alakalı gösterimle devam ediyor.

Yukarıda saydığımız katılımcılar, simülasyon kapsamında koronavirüsünün küresel bir krize dönüşerek uluslararası ticaret, finans piyasaları ve medya üzerindeki muhtemel etkilerini değerlendiriyorlar…

Birçok bölümden oluşan EVENT 201 simülasyonunda, koronavirüsü nCOV-2019 (Novel Cov-2019) olarak adlandırılıyor…

Dünya Sağlık Örgütü (WHO) de ilk önce bu adlandırmayı tercih etse de, sonradan COVID-19 demeyi tercih ediyor…

Koronavirüsü daha önceden bilindiği için bu adlandırmada tuhaf bir durum yok…

Fakat belki de ilginç olan, Wuhan’da ilk vakanın görüldüğü Aralık 2019’dan sadece iki ay önce büyük bir ön görüyle böyle bir simülasyonun düzenlenmesi.

Daha da ilginci, böylesi bir etkinliğe ülkelerin ulusal sağlık temsilcileri yerine, Bill & Melinda Gates, Big Pharma ve benzeri kuruluşlarının davet edilmesi…

Bunu da bir kenara not ederek devam edelim.

Tarih Kasım 2008…

İçerisinde CIA dâhil olmak üzere bünyesinde 16 farklı kuruluştan üyenin bulunduğu ABD İstihbarat Topluluğu, “Küresel Eğilimler 2025: Dönüşen Dünya” (Global Trends 2025: A Transformed World) başlıklı bir rapor yayınlıyor.

Söz konusun raporun 75.sayfasında “Küresel Pandeminin Ortaya Çıkışı” başlığını taşıyan bölümden şu satırları aynen aktarmakta fayda var:

“…If a pandemic disease breaks out, it will be in a densely populated area, with close proximity between humans and animals, such as exists in some markets in China or Southeast Asia, where people live close to livestock”

Yani bir başka deyişle, küresel pandeminin hayvanlar ve insanlar arasındaki yakın temas ve yanı sıra sıradışı hayvancılık uygulamaları nedeniyle Çin ya da Güneydoğu Asya’da başlayacağını net bir şekilde belirtiyor.

Rapor, günümüze dair pek çok jeopolitik gelişmeyi önceden ön görüyor…

Bu rapordan tam 7 sene sonra…

Takvimler Nisan 2015’i gösterirken…

Bill Gates “Bir Sonraki Salgın Mı? Hazır Değiliz…” TEDx konuşmasında şu cümleleri kurdu:

“Fakat bunun yanında, çok iyi bir şekilde cevap verecek bir sistem inşa edebiliriz. Burada konuşulan bütün bilim ve teknolojinin faydalarına sahibiz. Toplumdan bilgi alabilecek ve onları bilgilendirebilecek cep telefonlarımız var. İnsanların nerede olduğu ve nereye hareket ettiğini gördüğümüz uydu haritalarımız var.  Biyolojide, hastalık mikrobunun işlev zamanına bakmayı çok etkili bir şekilde değiştirmiş ve bu mikropların üstesinden gelmek için ilaçlar ve aşılar üretmeye uygun gelişmelere sahibiz. Yani bazı araçlara sahip olabiliriz, fakat bunların küresel bir sağlık sistemi içinde etraflıca toparlanması gerekiyor. Ve hazırlıklı olmamız gerek. “

Bu cümleleri kuran Bill Gates’in Trump liderliğindeki Amerika’nın pandemiye hazırlıksız yakalanmasından bugün büyük üzüntü duyduğunu tahmin etmek etmek güç değil…

Ne de olsa mesele Trump olunca işler vahim bir hal alıyor…

Vahamet Trump’ın tam bir küreselleşme karşıtı olması…

Yine de Bill Gates, Big Pharma çatısı altında büyük şirketleri toplayarak bir aşı geliştirme programını başlatıyor…

Fakat bu arada, sermayenin zaman ve mekan aşan ilişkilerini anlamak açısından başka bir gelişme gözümüze çarpıyor…

Tarih Kasım 2019…

Çin Komünist Partisi himayesindeki “China Daily News” isimli bir internet gazetesi şu başlığı atıyor: “Bill Gates: Still Seeking Nuclear Energy Cooperation With China” 

Bill Gates, habere göre Çin’le nükleer işbirliği için bir nevi fırsat kolluyor…

Aslında Bill Gates, Çin’de yatırım yapan yüzlerce Amerikalı yatırımcıdan biri… O bakımdan yalnız değil…

Hatta Çin’in büyü Amerikan sermayedarları için bir yatırım cenneti olduğunu söylemek mümkün…

Çin büyük bir pazar…

Büyük pazar, büyük yatırımlar demek…

O nedenle 2020 ABD Başkanlık Seçimleri, belki de bu yatırımların kaderini belirleyecek…

Netice itibariyle bu yazının “büyük resmi göstermek” ya da “herhangi birini kötü göstermek” gibi bir amacı ya da niyeti yok…

Mesela hiçbir büyük resmin öngörülemediği Soğuk Savaş döneminde bile ABD-Sovyetler Birliği arası yaşanan siyasi, ekonomi ve askeri rekabet, dehşet dengesi ve benzeri sayısız gelişme dünya tarihinin gidişatını defalarca etkiledi…

Sonra Sovyetler Birliği dağıldı, Berlin Duvarı yıkıldı, Soğuk Savaş bitti denildi…

Acaba tam da Rodrik’in dediği gibi küreselleşme ters yola saparken, Soğuk Savaş bitti mi?..

Hatta duvar gerçekten yıkıldı mı?..

Bekleyip göreceğiz…