GÜNCEL EGE YEREL YÖNETİMLER EKONOMİ POLİTİKA SPOR RÖPORTAJLAR YAZAR CAFE FOTO GALERİ VİDEO GALERİ
Ekonomi
12 Temmuz 2023 Çarşamba 09:16

Şükürer’den Kemeraltı mesajları ve ‘UNESCO kararı’ yorumu: AK Parti ile sıcak nokta yakalasaydık…

Ege Sanayici ve İş İnsanları Derneği (ESİAD) Yüksek İstişare Kurulu Başkanı Sıtkı Şükürer, meslek odalarının Kemeraltı için fon kullanılmasına yönelik eleştirilerine yanıt verdi. Şükürer, Kemeraltı yerine İznik’in UNESCO Daimi Listesi’ne alınmasının arka planının siyaset olduğunu belirtti. Şükürer, “Siyasette al gülüm ver gülüm meselesi var. İzmir siyasette doğru düğmelere basarak AK Parti ile sıcak nokta yakalayabiliyor olsaydı Bakan bey de belki tercihini Kemeraltı'ndan yana kullanırdı” dedi.

EGEDESONSÖZ-Ege Sanayici ve İş İnsanları Derneği (ESİAD) Yüksek İstişare Kurulu Başkanı Sıtkı Şükürer, Sonsöz TV'de Gazeteci-Yazar Muhittin Akbel’in konuğu oldu. TARKEM’in (Tarihi Kemeraltı İnşaat Yatırım Ticaret A.Ş.) kurucu başkanı olan Şükürer, Kemeraltı’nın canlandırılarak İzmir’e kazandırılması konusunda değerlendirmeler yaptı. Şükrüer ayrıca Çeşme Projesi’ne olumlu baktığını da dile getirdi.

Şükrüer, Yönetim Kurulu Başkanlığını İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Tunç Soyer`in yürüttüğü Tarihi Kemeraltı İnşaat Yatırım Ticaret  Şirketi’nin (TARKEM) İzmir Tarihi Kemeraltı ve çevresine kaynak yaratma amacıyla Re-Pie Portföy Yönetim şirketi ile yaptığı "İzmir Tarihi Kemeraltı Gayrimenkul Yatırım Fonu" üzerinden meslek odalarından gelen eleştirileri de yanıtladı.

İZMİR SİYASETTE DOĞRU DÜĞMELERE BASSAYDI…
Kemeraltı’nın UNESCO Dünya Mirası Daimi Listesi adaylığının kabul edilmemesini değerlendiren Sıtkı Şükürer, şunları söyledi:

“Evet; Kemeraltı da başvurdu ancak İznik’in başvurusu kabul edildi. Siyasette al gülüm ver gülüm meselesi var. İzmir siyasette doğru düğmelere basarak AK Parti ile sıcak nokta yakalayabiliyor olsaydı Bakan bey de belki tercihini Kemeraltı'ndan yana kullanırdı. UNESCO, Kemeraltı’nın kalkındırılmasına yönelik belki de yüzde 2 ağırlığını taşıyan bir faktör. Kemeraltı bambaşka gayretlerle kalkındırılması gereken bir yer. 242 hektarlık bir alandan söz ediyoruz. Biz yaklaşık 9 yıl önce günlerimizi gecelerimizi katarak TARKEM'i kurduk. Kemeraltı'nın tamamının tamirine, bugün 1 milyar dolar da, 2 milyar dolar da yetmez. 2 binin üzerinde tescilli bina var an itibari ile Kemeraltı'nda. Altyapı sorunları var. Kemeraltı bir kere üzeri tozlu bir mücevher. İzmir için çok önemli. Evvela körfez temizlenecek ve bu kente lezzet katacak bir Kemeraltı oluşturulacak. Ancak Kemeraltı'na şu anda üst ve orta gelirli grupların ilgisi kayboldu. An itibari ile plastik leğen satan veya sokaklara dökülmüş çığırtkanların olduğu bir yer. Kemeraltı şu anda bu hali ile cazip değil. Daha çok mesafesi var ve ben tek yetkili olsan, Kemeraltı'na ilk olarak gençliği ekerdim. Müsait olan binaları derleyerek oraları yurt yapardım. Evvela oraya bir gençlik gelsin gençliğin arkasından oraya herkes gelir. Buradan hareketle bu hadise bir başlasa 5 yıl sonra Alaçatı gibi olur ve o zaman tanıyamayız Kemeraltı'nı…"

O BİNALARI YIKIP GÖKDELEN DİKECEK DEĞİLİZ
İzmir Tarihi Kemeraltı Gayrimenkul Fonu kurulmasına yönelik eleştirilere de cevap veren Şükürer, şu yorumlarda bulundu:

“Mimarlar Odası, Şehir Plancıları gibi odalarımız için her şey çok kolay. Bugün Kemeraltı dökülüyor. Şu anda Kemeraltı'nın hiçbir cazibesi yok. Kentin çöküntü alanı. 242 hektarlık alanın bir bölümünde şu anda Afganlar var. İlk etapta daha evvelden Suriyeliler, onlardan önce de Kürtler vardı. Kürtler, burada yaşanmaz, diyerek çoktan terk ettiler. Suriyeliler ve Afganlar da biraz daha palazlandıklarında onlar da terk edecekler. Kemeraltı'nın bu şekilde kalmasını ve hiçbir şey yapılmamasını savunuyor olmak, tabii ki başka bir bakış açısı. O mantığı anlamakta güçlük çekiyorum ancak saygı duyuyorum. Fon hadisesine gelirsek… Hani  bana bir harf öğretenin 40 yıl kölesi olurum demiş ya Hazreti Ali. Kemeraltı'na birileri bir yatırım yapsın, o yatırımın nasıl yapılacağı konusunda Kemeraltı'nın otantik özelliklerine hassasiyet gösterileceği konusunda zaten TARKEM'le yapılan protokolde en ince konusuna kadar yazıldı. Oradan alıp binaları yıkıp gökdelen dikecek değiliz. Fon da biliyor ki yapılan yatırımlardan para kazanmak istiyorlarsa burayı tıpkı Eskişehir gibi yapı şeklinde değerlendirirse bu yerler anlam kazandıracak. Yoksa onlar neden girsinler? Kemeraltı'na mı kaldılar? Bayraklı'da 3,5 emsal artışı var, giderler oraya, daha çok kazanırlar. Fon kendi parasını koymuyor, fon sadece vesile oluyor."

ÇEŞME PROJESİ’NE OLUMSUZ BAKMIYORUM, ÇÜNKÜ…
ESİAD Yüksek İstişare Kurulu Başkanı Sıtkı Şükürer, Çeşme Turizm Projesi ve İnciraltı planlarıyla ilgili önemli tespitlerde bulundu:

“Ben pek çok insandan farklı olarak Çeşme projesine olumsuz bakmıyorum. Bunun sebebi ise, çok makro bir tespite dayanıyor. Bu ülkede en kötü senaryoda nüfus bir milyon civarında artıyor. Dolayısıyla iş gücüne katılma oranı da her sene bir milyon mertebesinde insan iş arar vaziyete geliyor. Sizin ülke olarak bu insanlara istihdam yaratıyor olması lazım. Yarattığınız her istihdam bir yatırım demektir ve her yatırım da az veya çok tabiat ve doğanın istismarı demektir. En az istismar yatırımı da turizmdedir. Turizmin kendi cazibesini koruyabilmesi için doğa ile uyumlu olması gerekmektedir çünkü. Çeşme projesine baktığınızda da bu konuda hassasiyetler Sayın Bakanın açıklamasından anladığım kadarıyla bu konuda hassasiyetlere azami dikkat gösteriliyor. Bakanın katılımcı bir anlayışla, Odalardan Büyükşehire, sivil toplum kuruluşlarına kadar bu konuyu tartışmaya açarak bu projeyi bir mutabakatla hayata geçiriyor olmasından ben yarar umuyorum. Özellikle meslek odaları, onlar yüzde 100 korumadan yanadır. Onlar olaya böyle bakıyorlar. Hayatın realitieleri ancak böyle değil. İnciraltı’na gelince… İnciraltı için yıllardır yok kentin akciğeri falan derler. Bunu diyenler, İnciraltı’nı bir gezsin. İnciaraltı bugün mezbelelik. Daha evvelden mandalina bahçeleri vardı onlar da kalmadı. Artık oradaki insanlar yönünden bıçak kemiğe dayandı. Artık çözümleniyor olması lazım. Düşük bir yapılaşma olabilir sağlık turizmi olabilir. Orada en fazla 4 kat olabilir. Ciddi yeşil alanlar bırakılmalıdır. İnciraltı bu halinden mutlaka kurtulmalıdır."