GÜNCEL EGE YEREL YÖNETİMLER EKONOMİ POLİTİKA SPOR RÖPORTAJLAR YAZAR CAFE FOTO GALERİ VİDEO GALERİ
Politika
4 Şubat 2019 Pazartesi 12:30

CHP’li Sındır’dan Nurettin Soyer çıkışı: 15 Temmuz’da savcılar ne yaptıysa…

İzmir Büyükşehir Belediye Başkan Adayı Tunç Soyer’e 12 Eylül darbesi döneminde görev yapan savcı babası Nurettin Soyer üzerinden özellikle ülkücü camiadan gelen eleştiriler için konuşan Sındır, “Babanın suçu falan diye bir şey yok. Sanki bir suç var da Tunç arkadaşımız da onun sorumlusu olmamalıdır gibi bir anlayışla bunu düşünmek bile yanlış. Çünkü ortada bir suç yok. Cumhuriyetin savcısı darbe sürecinde kendisine verilen görevi yapıyor. Bugün de 15 Temmuz darbe girişimine bulunanlara karşı cumhuriyet savcılarımız nasıl cumhuriyeti korumak adına görev yapıyorsa o dönemde de oldu” dedi.

EGEDESONSÖZ- Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) İzmir Milletvekili Kamil Okyay Sındır, Sonsöz TV’de yayınlanan Günaydın Ege programına konuk oldu ve Aslı Eren’in sorularını yanıtladı.

31 Mart’ta gerçekleşecek yerel seçimler üzerinden konuşan Vekil Sındır birbirinden önemli mesajlar verdi. Sındır ayrıca partisinin yürüttüğü aday belirleme sürecine değinirken Bornova’daki değişimi de yorumladı.

İzmir Büyükşehir Belediye Başkan Adayı Tunç Soyer’in 12 Eylül askeri darbesi döneminde savcı olarak görev yapan babası Nurettin Soyer üzerinden hedef olması için konuşan Sındır, özellikle Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) kanadından ve ülkücü camiadan gelen eleştirilere de değindi.YENİ ADAYLARLA YENİ HEYECAN YAŞANMASI SÜRECİNE GİRİYORUZ
İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Aziz Kocaoğlu’nun 1 Ekim’de yaptığı ‘yokum’ açıklamasını hatırlatan Sındır, aday adaylığı süreci hakkında konuştu ve “Sayın Aziz Kocaoğlu’nun aday olmayacağını açıkladıktan sonra başlayan aday adaylığı süreci yeni beklentileri de toplumda yükseltti. Çok kıymetli aday adayı arkadaşlarımız vardı. Tunç Soyer hem Seferihisar Belediyesi’nde, hem sivil toplum kesiminde kendini ispat etmiş bir kardeşimiz olarak bugüne kadar yaptıkları, sakin şehir adı altında kentini dünyaya tanıtmış olması ve bu beceri aday olma noktasında karara neden oldu. Sadece büyükşehir belediye başkan adayımız değil, yeni aday gösterilenler de çok değerli. Görevi bırakacak olanlara da teşekkür ediyoruz. Yeni adaylarla yeni heyecan yaşanması sürecine giriyoruz” dedi.

KIZILACAK, KÜSÜLECEK BİR ŞEY YOK, MİLLETVEKİLLİĞİ MİSYONUMLA İZMİR’E HİZMET, SOYER’E DESTEK VERECEĞİM!
Yaşananlara ve yeni sürece dair açıklama yapan Sındır, “Kızılacak, küsülecek bir şey yok. Ben bir milletvekili olarak başvuru hakkını kendimde görmediğim için talepkar olmadım. Ama genel başkanın, toplumun bir isteği olduğu takdirde buna kayıtsız kalmayacağımı söylüyordum. Partide herkesin bir misyonu var. O görevler varken başka görevlerde olmamanız gerekebiliyor. Ben o noktada olduğumu düşünüyorum. Sayın Soyer’e elimden geldiğince, bana nerede ihtiyaç duyarsa destek olacağım ve İzmir’e hizmet etmeye devam edeceğim. Milletvekilliği misyonum sürecek” ifadelerini kullandı.NURETTİN SOYER ELEŞTİRİLERİ NOKTASINDA NET ÇIKIŞ: ORTADA BİR SUÇ YOK!
Partisinin İzmir Büyükşehir Belediye Başkan Adayı Tunç Soyer’e savcı babası Nurettin Soyer üzerinden gelen eleştiriler için konuşan Sındır, “Sevgili Tunç Soyer için çok üzülüyorum. Babası insanın canı gibi sevdiği, çocukluk yıllarında belki de en çok güven duyduğu, kendine örnek aldığı biridir. Onunla ilgili haksız ithamlar, iddialar ortaya atılmasına ben Tunç adına üzüntü duyduğumu belirtmek istiyorum.  Babanın suçu falan diye bir şey yok. Sanki bir suç var da Tunç arkadaşımız da onun sorumlusu olmamalıdır gibi bir anlayışla bunu düşünmek bile yanlış. Çünkü ortada bir suç yok. Cumhuriyetin savcısı darbe sürecinde kendisine verilen görevi yapıyor. Bugün de 15 Temmuz darbe girişimine bulunanlara karşı cumhuriyet savcılarımız nasıl cumhuriyeti korumak adına görev yapıyorsa o dönemde de oldu. O dönemde sadece ülkücüler değil, birçok insan darbe sonrasında mahkeme önlerine çıktı. Görevini yapan bir savcının bugün bir suçlamayla ve onun da evladının onun bir müsebbibi gibi gösterilmeye çalışılması tarih sayfalarından suç çıkarılıp Soyer’e bağlanmaya çalışılması büyük haksızlıktır. Tunç Bey’i doğu büyüdüğünden yetiştiği andan bugüne kadar oturup değerlendirmek gerekiyor. Tunç Bey’in sahsıyla ilgili bir suç var mı? Yok. Bütün İzmirli, ülkücü kardeşlerimize sesleniyorum; Tunç Bey’in tarzı, duruşu, herkesi kucaklayan, herkesin inancına, siyasi düşüncesine, etnik kimliğine saygı duyan, herkese eşit olma çabası içinde olan bir kişi olarak Tunç Bey’e sahip çıkmalarını, destek vermelerini yürekten diliyorum. Soyer başkanlığında önümüzdeki dönemde İzmir’de çok güzel aydınlık, aşkla geçecek bir süreç yaşayacağız” dedi.  

KİMSE İZMİR’İN AYDINLIK GELECEĞİNİ GEÇMİŞE ÇOMAK SOKARAK ENGELLEYEMEYECEKTİR
‘Soyer’e gelen eleştirilerin seçimlerde partinize negatif anlamda etkisi olur mu?’ sorusunu cevaplandıran Sındır, “Pek zannetmiyorum. İzmir halkı aklını, mantığını, sağduyusunu kullanarak en sağlıklı kararı verecektir. CHP’nin ilke ve değerleriyle örtüşen bir noktada olacaktır. Geçmişi kaşıyarak bu sağ-sol çatışmasını körüklemeye çalışmak, bunun yeniden ülkede ortaya çıkması ve alan yaratmak için çaba sarf edilmesi nafile olacaktır. Sonuç vermeyecektir. Geçmişte ve halen kendini ülkücü olarak tanımlayan kardeşlerimizin bu doğrultuda hareket edeceğini düşünüyorum. Kimse İzmir’in aydınlık geleceğini geçmişe çomak sokarak engelleyemeyecektir” ifadelerini kullandı.  

CHP HER ZAMAN DARBENİN, TERÖRÜN HER TÜRLÜSÜNE KARŞI EN DİK DURAN PARTİDİR
Partisinin, Halkların Demokratik Partisi (HDP) ile bir ittifak yaptığının basında yer almasına ilişkin konuşan Sındır, kendilerine yönelik suçlamalara sert dille cevap verdi. Sındır, “CHP’nin hiçbir terör yapısıyla asla iş olmaz. Tam tersine CHP bu ülkedeki huzur ve refahı ortadan kaldırmaya çalışan her türlü terörist yapıya her şekilde karşı çıkmıştır. CHP’yi terörle ilişkilendirmeye çalışan bir gazete varsa o yandaş yapıdadır. Terörle ilişkilendirilmiş partiler kimler diye bakarsanız, geçmişte FETÖ ile kimin paralel yol yürüdüğünü, kimin aynı menzile gittiğini görmek lazım. Kimin Dolmabahçe’de protokol imzaladığını, PKK ile çözüm süreci adı altında ülkeyi bir sürece soktuğunu görmek lazım. Terörle ilişkilendirilecek bir siyasi parti varsa o gazeteler bugün ülkeyi yönetenlerin geçmişlerine baksınlar. CHP her zaman darbenin, terörün her türlüsüne karşı en dik duran partidir. Böyle olmaya da devam edecektir. Siyasi bir takım çıkarlar nedeniyle o partiler tabanlarının rahatsızlığına rağmen cumhur ittifakı adı altında bir çabaya giriyorlar. Bunu halkın takdirine bırakıyorum. Türkiye’de bir yerel seçim var. ‘İlçe belediye başkanının Türkiye’nin geleceğine ne tür etkisi olabilir?’ demek büyük yanlıştır. Belediye başkanları o kentte herkesin güven duyması gereken biridir, rol model olurlar” diye konuştu.  

ŞİMDİ ARTIK YENİ BİR ŞEY SÖYLEMEK LAZIM!
Bornova Belediye Başkanı Olgun Atila yerine Mustafa İduğ’un aday gösterilmesini değerlendiren Sındır, “Bornova’dan başlayalım ama tüm ilçelere genelleştirerek de söyleyelim; bugünden itibaren hiçbirimizin, hiçbir partilimizin geçmişe yönelik, hataların, yanlışların muhasebesini yapma lüksümüz olamaz. Bunun günü geldiğinde onun muhasebesi yapılır. Siyaseten tüm ilçelerimizde görevini bitirmek üzere olan başkanlarımıza teşekkür ederek, onların koyduğu tuğlaların üzerine yeni tuğlalar koyma çabası içinde olmalıyız. Şimdi artık yeni bir şey söylemek lazım... Partimizin yetkili organları bir karar vermişler. O kararların arkasında durmak lazım” dedi.   

MECLİS YAPILARININ DA ADİL ŞEKİLDE OLMASI GEREKİR DİYE DÜŞÜNÜYORUM
Adaylıklar noktasında parti içinden gelen bazı eleştirilere değinen Sındır, “Bir kısım durumlara hak vermiyor değilim. Sineye çekmiyorum. Yeterince doğru olmadığını düşündüğüm kararlar verilmiş olabilir. Bunların değerlendirmesini parti içinde yapıyoruz.  İttifak kapsamında Tire’de yarımız kadar oyu olan bir partiye aday çıkarması için kenti veriyoruz. Burada CHP- İYİ Parti olmuş meselesi değil, ilçede ittifakın seçimi kazanması gerektiği ve AKP’ye teslim etmemek gibi bir hedef olması gerekir. Tire’de de Kiraz’da da en azından AKP’ye teslime etmemek adına bir çabanın içinde olmak gerekir. Üst düzeyde yapılmış ittifakın yerelde de sürdürülmesi için mücadele vermek gerekiyor. Bize göre en olumsuz durum Cumhur İttifakı’nın adayına yitirilmesidir. Öyle olmayacağına inanıyorum. Her iki ilçede de İYİ Parti’nin adayları çıkacak ve partimiz de destek verecek. Meclis yapılarının da adil şekilde olması gerekir diye düşünüyorum” ifadelerini kullandı.

ARTIK TARTIŞMALARIN BİR FAYDASI YOK
Sındır öte yandan, “Adaylar belirlendikten sonra tartışmaların ne partimize, ne kentimize ne insanlığa bir faydası yoktur. Bir başarısızlık olur ise öz eleştiri olarak tartışılır. Başarılı olunur ise demek ki verilen karar ile başarıya ulaşılmış oluyor. Genel başkanımız aday adayı olmuş fakat aday olamamış kişilere mutlaka bir teşekkür ifadesini ortaya koyacaktır. Bunlar parti içi olması gereken süreçlerdir. Bu tartışmaların artık son bulması gerekiyor. Bunların inanın hiçbir faydası yok. Verilmiş kararların en başarılı olması için hepimizin çaba içinde olması gerekiyor” dedi.