GÜNCEL EGE YEREL YÖNETİMLER EKONOMİ POLİTİKA SPOR RÖPORTAJLAR YAZAR CAFE FOTO GALERİ VİDEO GALERİ
Politika
1 Mart 2024 Cuma 13:17

CHP’li Bakan, Hamza Dağ’a yüklendi: Müftünün yaşam tarzına müdahale hakkı mı varmış?

CHP Genel Başkan Yardımcısı İzmir Milletvekili Murat Bakan, Cumhur İttifakı’nın İzmir Büyükşehir adayı Hamza Dağ’a yönelik sert eleştirilerde bulundu. Yaşam tarzı ile soruya “Ben müftülüğe değil, İzmir’i yönetmeye talibim” yanıtını veren Dağ’a, “Müftünün yaşam hakkına müdahale hakkı mı var?” diye sordu. Bakan, “Dağ, Menzil ile, Vahdettin ile ilgili ne düşünüyor, merak ediyorum” dedi.

EGEDESONSÖZ -  Cumhuriyet Halk Partisi Genel Başkan Yardımcısı, İzmir Milletvekili Murat Bakan, SONSÖZ TV’de Gazeteci Fatih Yapar’ın programında gündeme dair önemli açıklamalarda bulundu. Bakan, programda Cumhur İttifakı’nın İzmir Büyükşehir Belediye Başkan adayı Hamza Dağ ile ilgili görüşlerini açıkladı.

SÖYLEMLE EYLEM ARASINDA FARK VAR
Cumhur İttifakı İzmir Büyükşehir Belediye Başkan Adayı Hamza Dağ’ın “İzmir’de yaşam hakkına müdahale olacak mı?” ve “Belediye işletmelerinde alkol yasaklanacak mı?” sorularına “Sorumun cevabı çok net. Ben Büyükşehir Belediye başkanlığına talibim, İl Müftülüğüne talip değilim” yanıtını verdiğinin hatırlatılması üzerine Bakan şunları söyledi:

“Şunu sormak isterim öncelikle; İl Müftüsünün hakkı var mıymış İzmir’in yaşam tarzına karışmaya? Bu söz, başlı başına problemli zaten. Ne demek bu? Ben müftü olsam, müdahil olurdum ama ben İzmir’i yönetmeye talibim, demek istiyor. Kafa olarak, ideolojik olarak sen zaten buna karşı olduğunu söylüyorsun. Bu söz aslında Hamza Dağ’ın değil, Nihat Zeybekci’nin sözüdür. Nihat Zeybekci, Denizli’den geldi, Büyükşehir adayı oldu, aynı soru ona soruldu yaşam tarzına müdahaleyle ilgili… Bunlar çanak sorulardır, tabii ki müdahale etmeyeceğim, diyecektir. O zaman da Zeybekci, yaşam tarzına müdahale edecek misiniz sorusuna, ben müftülüğe aday değilim, demişti. Halbuki Zeybekci, Denizli’de alkollü mekanları kapatmıştı belediye başkanıyken. Yani söylemle eylem arasında fark var.

Kendi partisinin logosunu kullanmaktan utanan biri Hamza Dağ var karşımızda. Niye kullanmıyorsun partinin logosunu? Ne diyor, ben parti adayı değil, Cumhur İttifakının adayıyım! Ankara’daki aday Cumhur İttifakının adayı değil mi? O niye logo kullanıyor? İstanbul’da Murat Kurum Cumhur İttifakı’nın adayı değil mi? O niye logoyu kullanıyor da sen kullanmıyorsun? Çünkü İzmirli seçmen, onların siyasi parti bağını, siyasi parti aidiyetini görmeyecek, onların ideolojik düşüncesinden bağımsız olarak Hamza Dağ’a oy versin, istiyorlar! İzmirli seçmenler, sosyo gelişmişlik düzeyi en yüksek seçmendir. Bilinçli bir seçmenimiz var. Logo koymayınca İzmirliler sanki, Hamza Dağ’ı görüp AK Partili olduğunu düşünmeyecek! Böyle bir şey mümkün mü? Zaten kendini ele veriyorsun. Kutuplaşmayı ortadan kaldıracak bir tutumu istediğin kadar güt, bir milletvekilin tarikat ve cemaatlerle ilişkinizi, onlara aidiyetinizi boca ediyor.

Daha dün Ege İhracatçılar Birliği Başkanıyla ilgili son derece talihsiz bir açıklama yaptı bir AKP Milletvekili… -Eyüp Kadir İnan'ı kastederek- Orada gerçek yüzlerini ortaya koydular. Burada kutuplaşmayı bitirmek istiyoruz. Barlara gidip gençlerle, kadınlarla poz verirken, diğer taraftan cemaat ve tarikat ilişkilerini böyle ortaya boca ettiler. ÇEDES’le laik eğitimi ortadan kaldırmayı amaçladıklarını, gösterdikleri bu tepkiyle ortaya koymuş oldular. Zihniyet aynı. Bu zihniyete İzmir’in temsil edilmemesi gerektiğini bizim adaylaştırılmayan belediye başkanlarımız da biliyor. Onları da sürecin içine katarak İzmir’deki CHP iktidarı korumak için mücadele edeceğiz.

NUTUK’TAN O SÖZLERE İLK TEPKİ HAMZA DAĞ’DAN GELMİŞTİ
AK Parti’nin Büyükşehir adayı Hamza Dağ’la ilgili görüşlerini aktaran Murat Bakan, şunları söyledi:

“Hamza Dağ, kıdemli bir siyasetçidir. O, benden bir dönem önce milletvekili olmuştu. Siyasette diplomasinin dilini bilir. O dün o saygısız ve çirkin tavrı yapan milletvekilinin aksine, siyasette diplomasi dilini iyi konuşur. Biz karşılaştığımızda karşılıklı saygı  ve sevgi çerçevesi içinde oluruz. Bunu bir kenara bırakalım. Ama ideolojik olarak seküler Cumhuriyetçi gibi davranamaz, öyle değil çünkü. Niye? İzmir’de cumhuriyet tarihinin en büyük 9 Eylül etkinliği yapıldı. Tunç Soyer orada bir konuşma yaptı. Nutuk’tan Mustafa Kemal Atatürk’ün sözlerini okudu. İlk tepki kimden geldi? Hamza Dağ’dan geldi. Vahdettin’i savundu. Ecdadımıza laf söyledi, dedi. Bir tarafta Vahdettin’i savunan Hamza Dağ, bir tarafta Atatürk’ün Nutku’nu savunan bizler!  Şu an dönüp, biz Mustafa Kemal Atatürk’ün ilke ve devrimlerinin peşindeyiz, biz İzmir’iz, demesi, bir şey ifade etmiyor. Kafanın arka tarafında bir yeni Osmanlıcılık hayali ve cumhuriyetin kazanımlarına karşı bir düşünce yapısı var.

Cemaat ve tarikatlarla protokoller yapan, devletin kamu kaynaklarını cemaat ve tarikatlara aktaran bir zihniyet. Biz kula kulluk edenlerin 15 Temmuz’da bu ülkeyi ne hale getirdiklerini yaşamadık mı? FETÖ gitti, diğer cemaatler geldi. Hamza Dağ, Menzil ile ilgili düşüncesini açıklasın mesela! Arkasından gözyaşı döktüler mi? İçişleri Bakanlığı’nda, devletin içinde örgütleniyorlar. Bununla ilgili ne düşünüyorsun? Bir devlet memuru vatanına mı bağlıdır, şeyhe mi bağlıdır? İçişleri Bakanlığı’ndaki terfiler, Jandarma’daki terfilere bakın. Atatürkçüler tasfiye edilirken, onlar baş tacı ediliyor. İzmir siyaseti, makro siyasetten bağımsız mıdır? AK Parti olarak sen cemaatleri, tarikatları arka bahçen yapacaksın, onların oylarıyla iktidara geleceksin, sonra geleceksin İzmir’e, Cumhuriyetçilik, Atatürkçülük mesajları vereceksin! İnandırıcı olmuyor. Hamza Dağ’ın Vahdettin ile ilgili düşüncelerini merak ediyorum mesela”

EĞİTİMİ DİNSELLEŞTİRİYORSUNUZ, YAPAY ZEKADAN UZAKLAŞIYORSUNUZ
Murat Bakan, sözlerini şöyle sürdürdü: “Geçmişte hangi dershanelere gittiler, hangi okullara gittiler bilmiyorum ama demek ki iç dünyaları farklı. Dışarıdan bakınca takım elbiseleriyle modern insan görüyorsunuz ama kafaya geldiğinde cemaatçi, tarikatçı kafa devam ediyor. ÇEDES’e tabii ki tepki göstereceğiz. Bizim çocuklarımızın iyi matematik, fizik, kimya öğrenmesi lazım. Yazılım öğrenmesi, dünyayla iletişime açık olmaları lazım. Dünyayla rekabet edeceğiz, ihracat yapacağız, istihdam yaratacağız. Bunlar ancak nitelikli insan yetiştirirseniz olur. Son araştırmalar maalesef çocukların IQ’larının düştüğünü gösteriyor. Sen eğitimi dinselleştirirsen, çocuklar matematikten uzaklaşırsa, çocuklar yapay zeka konuşmak yerine maketten tabut yapıp onun önünde bir şeyler yapmaya kalkışırsan, zihniyetini ortaya koyuyorsun demektir.

TÜGVA ile Ensar ile ilgili soruları geçiştirenler önce buna cevap versinler. Siz kamu kaynaklarını İstanbul’da  TÜGVA’ya aktardınız, yurtlar verdiniz. Bu konudaki düşünceniz nedir, diye soruluyor ama cevap veremiyorlar. Menemen’de olduğu gibi ÇEDES projesi kapsamında çocukların bilimsel, laik eğitime nasıl darbe vurmak istediklerini gördük. Atatürk’ün adını anmanız yetmiyor, Onun ilke ve devrimlerine sahip çıkacak bir anlayışa ihtiyaç var. Ben bunu AK Parti’nin İzmir Milletvekillerinde ve Büyükşehir Belediye Başkan adayında görmüyorum. Çocukları türbe ziyaretine götürürsen, buna karşı çıkacağız elbette. Çocukların müzeleri gezmeleri lazım. Cemil Tugay’ın projeleri arasında Doğa Tarihleri Müzesi var. İzmir’e müze kazandırmak var. Uzay müzesi, havacılık müzesi açmak lazım. Yapay zekayla ilgili çocuklar ne yapabilir, buna kafa yormak lazım. Sen eğitimi dinselleştiriyorsun, yapay zekadan uzaklaşıyorsun ve bunu söyleyeni de linç etmeye kalkışıyorsun! Siz İzmir olamazsınız. Siz siyasal  olarak marjinal siyasal İslamcı bir grupsunuz. İzmir, önümüzdeki seçimde göreceksiniz, yine hak ettikleri oyu verecek onlara…”