GÜNCEL EGE YEREL YÖNETİMLER EKONOMİ POLİTİKA SPOR RÖPORTAJLAR YAZAR CAFE FOTO GALERİ VİDEO GALERİ
Politika
30 Ocak 2019 Çarşamba 16:38

Adaylar belli oldu, seçim startı verildi, 10 bin adet kitap gönderildi!

Büyükşehir ile birlikte ilçe adaylarının tamamına yakının belli olması sonrasında örgüt, seçim sürecinin startını verdi. İl Başkanı Yücel, ilçe başkanlarıyla bir araya geldi. İl yönetim kurulundan ilçelere resmi yazı ve ayrıca genel merkezden ülkedeki tüm illere ‘Radikal Sevgi Kitabı’ da gönderildi. İzmir’e yaklaşık 10 bin adet kitap gelirken ‘Derman Belediyeciliği’ vurgusu yapıldı.

Mehmet İŞLER /EGEDESONSÖZ- Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) genel merkezi 31 Mart yerel seçimleri için sürdürülecek kampanya çalışmalarının startını verdi. Türkiye genelindeki il örgütlerine seçmenle temasta kılavuz niteliği taşıyacak olan ‘Radikal Sevgi Kitabı’ gönderildi. İzmir’e gelen yaklaşık 10 bin adet kitabın ilçe örgütlerine dağıtımı yapılacak.

Ayrıca İzmir Büyükşehir Belediye Başkan Adayı olarak Tunç Soyer’in ve ilçelerinin tamamına yakının adayları belli olurken İl Başkanı Deniz Yücel de ilçelere resmi yazı gönderdi. İl Başkanı Yücel bir de ilçe başkanlarıyla bir araya geldi ve sürece dair yol haritasının taslağını oluşturdu.

Öte yandan Büyükşehir Belediye Başkan Adayı Tunç Soyer ve İl Başkanı Deniz Yücel 31 Şubat Perşembe Günü (Yarın) Anıtbakir’e gidecek. İlçe belediye başkan adaylarına da, ‘isteyen gelebilir’ daveti yapıldı. İlçelerden en kısa sürede seçim ofislerinin tutulması ve tüm hazırlıkların bir an önce tamamlamaları istendi.

Örgütlerde vatandaşla direkt temasta görev alacak tüm partililere kılavuz olacak ‘Radikal Sevgi Kitabı’nın içinde ‘Derman Belediyeciliği’ vurgusu yapıldı ve birbirinden önemli bilgiler yer aldı.

KİTAPTA NELER VAR?
‘Sev Kardeşim’ sloganının şiar edinildiği kitapta partililere seçim çalışmaları noktasında uyarılarda bulunuldu. Saha çalışmasında aktif görev alacak kişilere, ‘İnsanları şu partili, bu partili diye ayırmak yanıltıcıdır’ , ‘Siyasetsiz seçmen, siyasi ayrımlara göre değil, hizmete göre oy veren seçmendir’ başlıkları altında yönlendirmeler yapıldı. Seçmene nasıl yaklaşılması konusunda da bilgiler verildiği görüldü. CHP’nin ‘Sev Kardeşim’i bir şarkı ve slogan olarak 1973 seçimlerinde kullanıldığı notunun da yer aldığı kitapta o dönemki başarılı sandık mesaisi ‘efsanevi seçim’ olarak nitelendirildi.

Kamplaşma ve kin duygusu üzerinden önemli ikazların bulunduğu kitapta, ‘Kin kolay üretilir ve çok zor kazanılır. Kamplaşma kamp liderlerine yarar. Bu nedenle kamplaşma! Bizim iki kampımız var; ülkemiz ve dünyamız. Ülkemizin ortak değerlerine sımsıkı bağlıyız. Dünyanın ortak değerlerine yani insan sevgisine, doğa sevgisine, beraber yaşama kültürüne, adalete, özgürlüğe, eşitliğe sımsıkı bağlıyız. Bunlar dışında kampımız yok’ cümleleri yer aldı. 

‘Nelerden kaçınmalıyız?’ kısmında ise sürdürülecek çalışmalarda yapılması ve yapılmaması gerekenlere vurgu yapıldı. Buna göre; kibirden uzak durulmasının altı çizilirken yıllar önce Aysun Kayacı’nın, ‘Dağdaki çobanla benim oyum eşit olamaz’ açıklamasına göndermede bulunulurken, ‘Ne mutlu, dağdaki çobanla, profesörün eşit oy hakkı var’ denildi.

Alaycılıktan kaçınılması gerektiğinin de önemle üstünde duruldu. Dünyaca ünlü yazar Milan Kundera’dan alıntı yapılırken, ‘Milan Kundera ‘vurduğun yer insanın kimliği haline gelir’ der. İnsanların bazı özelliklerine vurgu yapılır veya alay edilirse, o özellik kimlik haline dönüşür. Bu da toplumsal kutuplaştırmayı arttırır’ uyarısında bulunuldu.  Ayrıca yerel seçim yapıldığına dikkat çekilirken genel seçim yapılmadığına ve bu nedenden dolayı vatandaşın derdine derman olmaya çalışan bir uygulamanın hayata geçirilmesi gerektiğine vurgu yapıldı. Kötü gidişatı öne sürerek ‘oh olsun’ demenin CHP’li partililere yakışmayacağı da belirtildi. Örgütlerin telaşa kapılmaması gerektiği yönünde uyarılarda bulunuldu. Seçim zamanı yaklaştıkça bazı partililerin, ‘İstediğimiz noktada değiliz, daha sert bir şeyler yapmalıyız’ diye düşündüğü hatırlatıldı ve bunun densiz açıklamalara ve pot kırmaya yol açtığı aktarıldı.

‘Nasıl seçim kampanyası yapılır?’ başlığı altında ise, ‘En büyük seçim kampanyası yüz yüze konuşmak. Dolduruşa gelmeyin, tartışmaya girmeyin. Herkes herkesle aynı fikirde olacak diye bir şart yok. Kavramsal konuşmayın, somut konuşun. Kendinizi iyi tanıtın. Samimiyet siyasal iletişimde en büyük başarıdır. Örneğin; ‘Merhaba ben CHP İl Yönetiminden geliyorum. Adım Hatice Güneş’ demek yerine ‘Merhaba kardeşim, benim adım Hatice Güneş. Baklacı Mahallesi’nde oturuyorum, eczacıyım, hani şu çınar ağacı var ya meydanda, hah oradaki eczane… Cumhuriyet Halk Partisi’nde görevliyim. Buraya sizinle sohbet etmeye geldim’ demek daha iyidir. Yabancıyla konuşur gibi değil arkadaşımıza konuşur gibi konuşuruz. Az konuşun çok dinleyin. Hakaret etmeyin. Laf sokmayın. Kürsüde gibi konuşmayın, parmak sallamayın. Her şeyi bilmeyin. Bir vatandaş herhangi bir konuda bizim kadar düzenli bilgi sahibi olmayabilir ama meselenin özünü bizden daha iyi anlatabilir. Yüzünüz gülsün. Biz gülersek herkes güler’ ifadeleri yer aldı.

ATATÜRK BUGÜN GELSE TAMİRHANE ÇIRAKLARININ YANINDA DURURDU!
‘Halk partisinde olduğunuzu unutmayın’ kısmında ise vatandaştan kopuk bir izlenim verilmemesi gerektiği uyarısı yapıldı. Bu bölümde, ‘Atatürk; Cumhuriyetçi Parti kurmamış, Cumhuriyet Halk Partisi kurmuş. Atatürk bugün gelse tamirhane çıraklarının, AVM çalışanlarının, maden işçilerinin yanında dururdu, onları dinlerdi. Eğer halkın yanında değilsek, yanlış bir yerdeyizdir. Biz halkız ver her zaman halkımızın yanında olmalıyız. Halk Partisi’nde siyaset yapıyorsak, kıyafet seçiminden davranışlarımıza kadar her anımızda bu bilinçle yaşamalıyız’ cümlelerine yer verildi.  

Kitapta ayrıca CHP’nin en büyük gücünün seçmeni olduğunda vurgu yapıldı. Diğer taraftan kılavuzda, ‘Biz ekonomik krize siyasi fırsat olarak bakmayız. Ekonomik kriz döneminde vatandaşımızın derman kapısı olmayı amaçlarız’ uyarıları görüldü. CHP’nin muhalefet esnafının dolduruşuna asla gelmemesi gerektiğine dikkat çekildi. Sosyal medyanın bazen çok tehlikeli olabileceği aktarıldı. Sosyal medya, seçimler yaklaştıkça tam bir saatli bomba haline gelir. En sert, en alaycı, en kutuplaştırıcı paylaşımlar en büyük dolaşımı alarak seçmenlerin arasını açar’ cümleleri dikkat çekti.

Kitabın sonunda ise, ‘Bu sözü hiç unutmayın; yaptığın muhalefet muhalif olduğun şeyi güçlendiriyor mu, zayıflatıyor mu?’ uyarısı yapıldı.