GÜNCEL EGE YEREL YÖNETİMLER EKONOMİ POLİTİKA SPOR RÖPORTAJLAR YAZAR CAFE FOTO GALERİ VİDEO GALERİ
Politika
16 Nisan 2022 Cumartesi 08:59

Saadet Partisi Büyükşehir'in notunu verdi: 10 üzerinden 4!

İzmir’in deprem, sel felaketleri yaşamasının, covid 19 salgınının Büyükşehir Belediye Başkanı Tunç Soyer için büyük şanssızlık olduğuna vurgu yapan Saadet Partisi Genel Başkan Yardımcısı Şerafettin Kılıç, “Bu sorunlar yüzünden yeterli ortamı oluşturamamış olabilirler ancak her şeye rağmen hizmetlerin daha iyi olması gerekirdi. Trafik ve yeşil alan azlığı, puanları kırıyor. Not vermem gerekirse, 10 üzerinden 5 puan bile veremem, 4 verebilirim” dedi

EGEDESONSÖZ – Saadet Partisi Genel Başkan Yardımcısı Şerafettin Kılıç, SONSÖZ TV’de Gazeteci yazar Muhittin Akbel’in konuğu oldu. Önemli açıklamalarda bulunan Kılıç, ülkedeki ekonomik krizin giderek büyüdüğüne dikkat çekerek, “2002 yılında bir çeyrek altın 20 liraydı, bugün bir tane marul 20 lira. Ekonomimizin geldiği nokta budur” dedi.

Bu örneğin, ekonomimizin durumunu çok net bir şekilde anlattığını belirten Kılıç, “Neresinden tutalım bu ekonominin? Bize ne, biz mi yaptık bunu, diyemiyoruz. Bize de dokunuyor. Bu ülkeyi yönetmeye talip bir siyasi partiyiz, biz oturamayız, çare üretmek zorundayız. İşçiye, memura, üreticiye bakıyoruz. Her biri çok mağdur. İnsanların pazarda filesi dolmuyor. Güvenin sağlanması gerekiyor, eğer güven sağlanırsa kısa sürede toparlanır. Adalet, liyakat ve tasarruf olmadan toparlanmaz. Bunları sağladığımız zaman güven olur. Adalet herkese lazımdır. Ben ne istersem o olacak mantığından vazgeçilmeli. İşi de ehline vermek gerekir. O işten hiç anlamayan birini getirmişsiniz bir kurumun başına idareci yapıyorsunuz. Akıl karı değil. Tasarruf tedbirlerine uyulmalı. Üretime yönelik planlar yapılmalı, tarım, hayvancılık üretimi planlanmalı... Elbette Türkiye’nin ihtiyacının üstünde yetiştirmek lazım ki ihracatını da yapalım. Hepsi planlamayla olur. Bu planlama yapılırsa vatandaşında güvenini kazanır, ekonomi de düzene girmeye başlar. 500 milyon dolar borçtan bahsediyoruz. 2021 bütçesinde 240 milyar TL faiz koyulmuş. Bu borcun sonu batakhaneye gider” dedi.

İZMİR, SAADET PARTİSİ İÇİN ZOR BİR KENT
İzmirlilerin Saadet Partisi’ne mesafeli duruşunu değerlendiren Şerafettin Elçi, şunları söyledi:

“İzmir, Saadet Partisi için zor bir kent. Bunun bilincindeyiz. Ama biz İzmir’i seviyoruz. Ben de Aydınlıyım, hep İzmir’de yaşadım. Buraya hizmet etmek onur ve şereftir. İzmir aslında mümbit bir yer, sadece bizi yakından tanımaları lazım. Biz tanımaları için önce imkanlar nispetinde bir çalışma yapıyoruz. Özellikle de esnaf, mahalle, STK ziyaretlerimizi yapıyoruz. Benim kendi şahsım için siyasi bir beklentim yok. Olsaydı, Cumhurbaşkanı, cezaevinden çıktıktan sonra bizi davet ettiğinde görüştük, o zaman beraber olurduk. Biz onların siyasetini benimsemedik. Biz doğru bildiğimiz yolda yürümeyi tercih ettik. Onların metotları bize ters geldi. Teslimiyetçi bir politikanın hiç taraftarı olmadık. Sermayeye, işbirlikçilerine teslimiyet vs. hiç kabul etmedik. Neysek, o olduk. 70’li yıllarda hükümet ortaklıklarımız oldu, 97 senesinde de oldu. Belediye başkanlarımız da oldu. Enerji, karayolları vs’nin yürütüldüğü bakanlıklar yolsuzlukla ilgili tespitler oldu. Bizim yürüttüğümüz bakanlıklarda bunlar hiç yaşanmadı. Hemen her parti yolsuzluk iddialarıyla savaşırken biz hiç buraya girmedik.”

EYLÜL, EKİM AYLARINDA BASKIN SEÇİM OLABİLİR
Refah Partisi döneminde İzmir’de 120 bin civarında üyeleri olduğunu, sonrasında kırılmaların yaşandığını hatırlatan Saadet Partisi Genel Başkan Yardımcısı Şerafettin Kılıç, şu an itibariyle tahminen 15 bin civarında üyeleri olduğunu söyledi. Erken seçimle ilgili düşüncelerini anlatan Kılıç, şu görüşlere yer verdi:

“Muhalefet partileri seçim isterler tabii... Ancak Türkiye bütçesinin bunu kaldırıp kaldırmayacağı önemlidir. Biz ya da iktidarın istemesiyle olmamalı. Normalde zamanında yapılması lazım. Ülkede iktidar sorunu olur, başı bozukluğu giderelim diye erken seçim istersiniz. Bütçemiz buna müsait değil. Biz tabii ki erken seçim taraftarıyız ama Demokrat Parti döneminde de olmuş, seçim kanununda çok değişiklikler yapmış. Süleyman Demirel döneminde de, Özal döneminde de... Şimdi de değişikliklere gidildi. Bunun karşılığı nedir? ‘Biz iktidarda kalmak istiyoruz.’ Ama erken seçimin olabileceğini tabii ki görüyorum. Eylül – Ekim aylarında baskın seçim olabilir diye düşünüyoruz. Muhalefetin hep hazır olması lazım, biz de sonuna kadar hazırız.”

KAZDIKLARI KUYUYA DÜŞEBİLİRLER
Saadet Partisi Genel Başkan Yardımcısı Şerafettin Kılıç, seçim yasasını da değerlendirdi:

“Seçim yasasının artısı diye bir şey yok. 3 -4 tane önemli madde var. Muhalefet için bir artı var, o da barajın yüzde 7 ‘ye çekilmiş olması. Biz barajsız bir seçim isteriz. Hadi koymak gerekirse yüzde 1’lik isteriz. En kötü yüzde 3 olmalıydı, şu anki yine kabul edilebilir değil. Diğeri de seçim kurullarıyla ilgili... Bundan neden rahatsızlık duyuldu? Onu anlayamadık. Diğer önemli değişiklik ise; d’hont sistemi... Bunu kaldırdılar. O ittifakın faydası ne barajı aşmış kabul edilecek. Kazdığı kuyuya düşebilir.”

TEK LİSTEYLE GİRELİM, NE VAR Kİ BUNDA?
Saadet Partisi Genel Başkanı Temel Karamollaoğlu’nun “Seçim kanunuyla şartlar değişti. Üçüncü ittifak olabilir” sözlerini yorumlayan Kılıç, şu açıklamalarda bulundu:

“Seçime katılabilme şartlarına haiz olan bir çok parti var. Bunlar nasıl seçime girebilecekler? Yüzde 7’yi aşma şansları zayıf. Demek ki bir araya gelip barajı geçmek adına bunu yapacaklar. Bağımsız giremeyecek olanlar için yapılan bir süreçtir bu. Bunu Genel Başkan açıkladı, ancak.. İttifak içerisinde ittifaktan bahsediyor Genel Başkan. Diyelim ki Millet İttifakı’nda 6 siyasi parti var, kaç tanesi aşar? İki tanesi... 4 tanesinin barajı aşma şansları yok. Peki bunlar ne yapacak? Seçimlere katılacaklar, kimisi yüzde 2, 3 vs. alacak. İl bazında değerlendirildiğinde milletvekili çıkarma şansları olmayacak. Diyelim Manisa’da yüzde 7 almışız, orada çıkarabiliriz. Ama neticede 88 seçim bölgesinde seçime katılıyorsunuz. Bir Manisa’yı tek olmaktan çıkartıp 20’lere dönüştürmek lazım. Bu nasıl olacak? Demokrat, Gelecek, DEVA, tek listeyle seçime girer. Hepsi tek listeyle çıksın. MHP de gitsin AK Parti listelerinden katılsın. Biz de orada seçimlere girelim. Tek listeyle girelim ne var ki bunda? İttifak içerisinde huzursuzluğa yol açacak bir durum söz konusu değil.”

İLK YEREL SEÇİMDE DE GEREKİRSE İTTİFAK YAPABİLİRİZ
2018 seçimlerinde Saadet Partisi’nin CHP ile ittifak yaptığını, ancak bir yıl sonra yerel seçimlerde partisi tarafından İzmir Büyükşehir Belediye Başkan adayı gösterildiğini hatırlattığımız Şerafettin Kılıç, “Yerelde ittifak neden gerçekleşmedi?” sorumuza şu yanıtı verdi:

“Genel seçimlerdeki ittifak, baraj için uygulanmıştı. Seçim kanunun getirdiği zorunluluktu. Bu sistemde 50 artı 1 sistemini getiren iktidardı. Kendi de geçemeyeceğini düşününce yanına birçok parti aldı. Geri kalanlarda HDP haricinde Millet İttifakı’nda oldu. Bu zaruretti. Sonrasında yerel seçimlerde böyle bir zaruret olmadı. Gerekirse ama yine yapılır. İhtiyaç olursa görüşülür, konuşulur. Ben bunu makul görülüyorum. Yerel seçimler için çok uzun zaman var. Parlamento seçimleri var önce... Biz yeni Cumhurbaşkanının Millet İttifakı’ndan olacağına ve güçlendirilmiş parlamenter sistemin geri geleceğine inanıyoruz. Tüm partiler mutabık zaten. Gerekirse akabinde yapılacak olan seçimlerde işbirliği olabilir.”

TRAFİK SORUNUNA İŞARET ETMİŞTİK
İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin hizmetlerini değerlendirirken eleştirilerde bulunan, başkanların şanssızlıklarından söz eden Şerafettin Elçi, şunları söyledi:

“İzmir’de bir şanssızlık da oldu, belediye başkanları açısından... Deprem, sel, covid süreci... Bu sebeplerden dolayı belki belediye başkanımız, hatta başkanlarımız yeterli ortamı oluşturamamış olabilirler. Anlayışla karşılıyorum ama çok daha iyi olmalıydı diyorum. Trafik sorununa önem veriyorum, bunun bir nebze çözülmüş olması gerekirdi şimdiye kadar. Büyükşehir’in en çok desteklediğimiz projesi, Buca metro... Yine sorunlar çıktı tabii ama durmaması lazım, devam etmeli. Sayın başkan seçildikten sonra tebriklerimi ilettim. Eğer yapacağımız bir şey varsa biz hazırız dedik, bir de tavsiye verdik. Trafik lamba sayısını azaltın, dedik. Alt- üst geçit vs. olabilir dedik. Trafik akışını sağlayacak fikirler söyledik. Büyükşehir’in hizmetlerini 10 üzerinden değerlendirsem 5 bile veremem. Ancak 4 puan verebilirim. Mesela bisiklet turu oldu. Ben 4 saatte geldim, 3 kilometrelik yolu. Bir yere yetişecektim, geç kaldım. Bir de otopark sorunu var. Böyle olmuyor. İnsanlar zamanlarını yolda geçirmek zorunda kalıyor. Belediyeler de bunlara çözüm bulan taraf olmalı...”

ERBAKAN HOCAMIZ 67 VİLAYETE 270 FABRİKA TEMELİ ATTI
İzmir’in devlete ödediği vergiye karşılık çok az yatırım aldığı, İzmir’e şaşı bakıldığı iddiaları üzerine konuşan Kılıç, şu değerlendirmelerde bulundu:

“Burada da adalet ön plana çıkıyor. Ben ne kadar katkı yaptıysam o kadar karşılığını alırım demek de yanlış. Biraz da hükümet politikasıyla ilgili şunu söyleyeyim; siz yatırımlarda mevcut İzmir nüfusunu baz alarak mı yardım yapacaksınız? Yoksa gelecekteki hedeflere göre mi destek vereceksiniz? Herkes kendi şehrinde kalsın. Herkese yardım sağlayın ki insanlar topraklarını değiştirmek zorunda kalmasın. İnsanlar göç etmek zorunda kalmasın. Bizim yaygın kalkınmamız neden olmasın? Zamanında Erbakan hocamız 67 vilayete 270 fabrika temeli atmıştı. Bizim belde belediye başkanlarımız az da olsa vardı. İstifa edip AK Parti’ye gittiler. Neden? Hükümet desteklemediği için. Belediye başkanlarımız, beldelerine hizmet gelsin diye Saadet Partisi’nden ayrılıp AK Parti’ye geçtiler. Sen o kasabalının hakkını vermedin, sırf kendi partine geçirmek için... Bu adillik değil. Aynı şekilde İzmir aynı şekilde olamaz. Gerekli desteği almalı İzmir. Eğer verilmiyorsa, bu hükümetin ayıbıdır. Çok da yanlış buluyorum. İzmir başkanını başarısız göstermek için elini kolunu bağlıyorsunuz Bir dahaki seçimde alabilmek gibi ucuz hesapların yapılmasına karşıyız.