GÜNCEL EGE YEREL YÖNETİMLER EKONOMİ POLİTİKA SPOR RÖPORTAJLAR YAZAR CAFE FOTO GALERİ VİDEO GALERİ
Politika
15 Kasım 2017 Çarşamba 11:15

Başkan Güven'den eleştirilere sert yanıt... Çarpıcı Kocaoğlu mesajı!

CHP İzmir İl Başkanı Asuman Ali Güven, AK Parti tarafından son günlerde yerel yönetimlere ve CHP'ye yapılan sert eleştirilere cevap verdi. Başkan Güven, Büyükşehir Belediye Başkanı Kocaoğlu'nun 'esprili adaylık' çıkışı ile iglili de açıklamalarda bulundu.

CHP İzmir İl Başkanı Asuman Ali Güven, AK Parti İzmir İl Başkanı Bülent Delican ile AK Partili vekillerden  yerel yönetimlere gelen sert eleştirilere yanıt verdi.

Güven şunları söyledi:

“AKP İzmir Milletvekillerinin ve İl Başkanının telaş içinde, bir can havliyle CHP'ye iftiralar atarak, kendi içinde bulundukları FETÖ, PKK ve İŞİD bataklıklarından çıkmak için, çırpındıklarını görüyoruz” diyen Güven, İzmirlilerin bu duruma alıştığını ifade etti.

"İFTİRALARA, HAKARETLERE BAŞVURUYORLAR"
“Ne zaman vatandaşı canından bezdirseler, zamlarla vergilerle, işsizlikle, yalanlarla halkımızı ezmeye kalksalar, gündem değişsin, yarattıkları krizler konuşulmasın diye İzmir ve İzmirliler üzerinden iftiralara, hakaretlere başvuruyorlar”

“İZMİRLİYİ KORKUTAMAZSINIZ”
“İzmirliyi bir tanısınlar, İzmirliyi korkutamazsınız, İzmirli sırf biz diyoruz diye körü körüne bir şeye inanacak kadar cahil değildir” diyen Güven, şöyle devam etti: Siz her ne kadar İzmirlileri, makarna kolileriyle kandırmaya, AKP gelmezse hizmet yok tehditleriyle korkutmaya çalıştıysanız da, bunun işe yaramadığını herhalde İzmir'den arkaya arakaya yediğiniz tokatlarla almışsınızdır. Sizin ülkedeki kardeşliği, birlik ve beraberliği yok etmek için yaptıklarınızı, yıllardan beridir emekliye, esnafa, asgari ücretliye ve işsiz bıraktığınız milyonlarca gencimiz çektirdiğiniz sefaleti, ekmekten benzine kadar yaptığınız fahiş zamları, bir zamanlar sevgili dediğiniz, dahi dediğiniz, hoca efendi dediğiniz, büyük düşünür dediğiniz, İcazet almadan vekil, il başkanı, bakan, başbakan olamadığınız FETÖ lideri Fettullah Gülen'e olan aşkınızı ve onunla iş birliğinizi; bizim, İzmirliye anlatmamıza, İzmirlinin ihtiyacı yok. Siz, bu FETÖ bataklığında çırpınanlar, İzmirliye zaten her şeyi anlatıyorsunuz. İzmir ve tüm Türkiye, ağzınızdan çıkan her sözde, her icraatınızda, her hareketinizde, buralara gelirken kimlerle yürüdüğünüzü,  o yürüdüğünüz terör örgütlerine "Ne istedilerse verdiğinizi", masumların, yoksulların, halkın rızkını, vergisini, malını alarak parsel parsel sattığınızı, İhaleleri, memleketin en değerli kurumlarını ve arazilerini FETÖ' ye ve onun istediği kişilere verdiğinizi İzmirliye siz yaşatıyorsunuz zaten, bizim anlatmamıza gerek kalmıyor...

"ADETA İZMİRLİLERİN AKLIYLA ALAY EDİYORLAR"

Adeta İzmirlilerin aklıyla alay ediyorlar. İl Başkanı daha da ileri gidip "Cumhuriyet nimetlerini vatan için, millet için kullanıyoruz" demiş ve buna inanmamızı beklemiştir. Şimdi soruyorum; ordunun içini FETÖ'cü hain yandaşlarınızla doldururken, mahkemeleri FETÖ'nün hakimleriyle, Adliyeleri FETÖ'nün savcılarıyla doldururken, üniversite ve KPSS sorularını,  bir zamanlar aşkla bağlı olduğunuz Fettullah Gülen'e verirken, dört bir yanda Cemaat okullarını bakanlarla birlikte açarken, Genel Başkanınızla birlikte FETÖ'nün bankasının kurdelesini keserken, üniversitelerde, seçimi kazananlar yerine FETÖ cemaatinin müritlerini üniversitelere rektör atarken, Cumhuriyetin emaneti olan milletin mallarını yok pahasına satarken, masum insanlara uydurma delillerle Balyoz, Ergenekon, Kumpas davaları ile tuzak kurup yıllarca hayatlarını zindan ederken, valilere PKK'ya operasyon yapmayın talimatı verirken, Dolmabahçe de, Oslo'da PKK ile pazarlık ederken , PKK'lı teröristlere karşı Askerimizin elini kolunu bağlarken, İŞİD'li teröristleri Türkiye'ye getirip tedavi ettirirken, İŞİD'in Türkiye'de yuvalanmasına, barınmasına izin verirken Cumhuriyet nimetlerini millet için mi kullanıyordunuz. Atatürkçü olmaya karar vermişlerse ve bu kararlarında samimiyseler bundan ancak mutluluk duyarız. Umarız bu kararları kendilerini FETÖ kıskacından kurtarmak veya yaptırdıkları anket sonuçlarından kaynaklanmamaktadır. Atatürk'ü ve cumhuriyeti sevmek, anlamak, korumak kimsenin tekelinde olmamıştır, olamazda. Bu ülkenin doğusundan, batısına kadar yaşayan vatandaşlarımız Atatürk'ü sevmek için kimseden icazet almamıştır, almazda. Bugün aldığımız her özgür nefesin, dalgalandıkça gözlerimizi dolduran al yıldızımızın, AKP'nin yandaşa ve cemaatlere satıp tükettiği, ekonomimizin dev kuruluşlarının varlığını, Mustafa Kemal Atatürk ve onunla birlikte bu yolda, ölümüne çarpışan şehitlerimize borçlu olduğumuzu bilen her vatandaşımız, babasını, anasını, yavrusunu, kardeşini, toprağını sever gibi sever Atatürk'ü. Bunun için kimseden icazet almaz, kimseye hesap vermez. Ancak AKP'nin yöneticileri icazet almadan konuşamadıkları, izin almadan aday olamadıkları, zamanında Pensilvanya' ya gidip el öpmeden bir yerlere gelemeyeceklerini bildikleri için, Yeni tanıştıkları Atatürk sevgisinin de birilerinin tekelinde olduğu yanılgısına düşmüştür. Şimdi Atatürk sevgilerinin İzmirlilere ve Türkiye'ye samimi gelmemesi de bu yüzdendir.

“CHP'ye saldırmak ve karalamak onların artık alışageldiğimiz stratejilerdir. Göreceksiniz, önümüzdeki günlerde bunun dozunu arttırarak, bizim üzerimizden, Ulu önderimiz üzerinden, hep konuşup yarım yamalak projelerle gündemi meşgul ettikleri projeler üzerinden konuşmaya, İzmirliyi yanıltmaya ve gündemi değiştirmeye çalışacaklardır. Kendilerine bir tavsiye, Artık anlayın, artın tanıyın.. İzmirlileri bu türden hamaset nutuklarıyla Kandıramazsınız. Şimdi bugüne kadar göstermediğiniz samimiyeti gösterirseniz, Atatürk sevginizin gazete arasına sıkıştırılmış, parti logolu bir posterden ibaret olmadığını gösterirseniz, belki İzmirliyi inandırabilirsiniz” dedi.

"VATAN HAİNLERİ İLE HİÇBİR DÖNEM İŞBİRLİĞİ İÇİNDE OLMADIK"
“İnsan İzmir halkının, arka arkaya defalarca , açık ara oylarıyla seçilmiş belediyelerine yöneltilen suçlamaları duyunca hayretler içinde kalıyor. Başta büyükşehir belediyemiz olmak üzere, ilçe belediyelerimizin ürettiği hizmetleri görmemek için insanın ya kör, ya da kötü niyetli olması lazım. Bizim belediye başkanlarımızı, kendilerinin görevden zorla istifa ettirdikleri ile karıştırmasınlar. CHP'li yerel yönetimler, halka hizmet eder. Hem' de hiçbir ayrım yapmadan hizmet götürür. AKP iktidarında ise belediyelerin hali içler acısıdır. Bugün Türkiye'de belediyelerin yüzde 43'ünde, ya belediye başkanları istifa ettirilmiş, yada belediyelere  kayyum atanmış şekilde yönetilmektedir.

Büyükşehir belediyemiz ve ilçe belediyelerimiz her hafta yeni açılışlar, yeni hizmetler ve yatırımlarla İzmir'i hak ettiği şekilde geliştiriyor. Üstelik bunu yaparken de, AKP iktidarının tüm engellemelerine rağmen yapıyor. Son olarak Avrupa Birliğinin örnek gösterdiği, Rusya'nın ödül verdiği "Kırsalda Kalkınma Modeli" ne engel çıkarmaya çalışıyorlar. Kendi iktidarlarının yok ettiği çitçiyi, hayvancılığı ve köylüyü kalkındıran bu projeyi Sayıştay kanalıyla durdurmaya çalışıyorlar. Yani şunu söylüyorlar, ‘AKP olarak biz köylüyü, çiftçiyi, tarımı yok edecektik, bu CHP'li belediye onları kalkındırıyor, kurtarıyor. Önlerini keselim, bu hizmeti halka götürmelerini engelleyelim. ‘Hem CHP'li belediyelerin hizmet yapamaması için her engeli çıkaracaksın, hem de bu CHP'li belediyeler çalışmıyor diyeceksin. Ama bizlerde, İzmirlilerde bu söylemlere ve engellemelere gülüp geçiyoruz artık. Tüm belediyelerimizle hizmete devam ediyor, halkımıza daha fazla hizmet etmek için çalışıyoruz. Bizim Belediye Başkanlarımız FETÖ'yü mutlu etmek için değil, halkı mutlu etmek için hizmet üretiyor.

Bizler vatan hainleriyle hiçbir dönem işbirliği içinde olmadık. Ancak biliyoruz ki birileri, vatan hainleriyle, darbecilerle kol kola yürüdü, yardım ve yataklıkta sınır tanımadı, Üstelikte bu hainlerle işbirliklerini yıllarca övüne övüne anlattılar. AKP, kendi belediye başkanlarını neden görevden aldığını açıklayamazken, vatandaş kimin ihanet içinde olduğunu çok iyi biliyor. Bu ihanet bataklığı içinde artık nefes alamaz duruma gelenler, kendi üzerindeki çamuru etrafa sıçratmaya çalışıyorlar.”

KOCOAĞLU GÖREVİNE DEVAM EDECEK
 3 dönemdir belediye başkanı olarak örnek dürüst belediye başkanlığı yapıyor. Büyükşehir aldığı ödüllerle uluslararası kurumlardan aldığı takdirlik değerlendirmelerle örnek marka belediyecilik yapmakta. Zaten önümüzdeki süreçte Ankara ve İstanbul gibi büyükşehirleri CHP alma kararlığında. Bu konuda en büyük referans CHP’li belediyelerdir. Burada da örnek İzmir Büyükşehir Belediyesi ve Kocaoğlu’dur. Biz Kocoağlu’nun görevine devam edeceğini düşünüyoruz. Türkiye’nin İzmir’in Aziz Bey gibi değerli bir belediye başkanına ihtiyacı vardır. Bu konuda en küçük tereddüt yok. Kendisi bize göre görevine devam edecek...