GÜNCEL EGE YEREL YÖNETİMLER EKONOMİ POLİTİKA SPOR RÖPORTAJLAR YAZAR CAFE FOTO GALERİ VİDEO GALERİ
Hüseyin ASLAN
YAZARLAR
24 Haziran 2019 Pazartesi

Gençleri kaybediyoruz...

Türkiye İstatistik Kurumu (TUİK)nun işsizlik verilerini incelediğimizde; 2 milyon 800 gencin ne okulda, ne işte olduğunu, “gençleri kaybettiğimizi” görüyoruz.

Bu arada; kadın işsizliğinin de artarak yüzde 20’yi bulduğunu anlıyoruz.

İşsizlik; sadece ekonomideki “olumsuz” gidişi göstermekle kalmıyor; aynı zamanda işsiz bireyi, aileyi, toplumu derinden sarsıyor, toplumsal dayanışmayı, sosyal dokuyu zedeliyor, iç barışı ve demokrasiyi de “tehdit” ediyor.

Ekonominin bütününü gösteren fotoğrafa baktığımızda Türkiye ekonomisinin adı konmamış devalüasyon, enflasyon, küçülme ve işsizlik sarmalında olduğunu “kolayca” görebiliyoruz.

Türk Lirası değer kaybediyor, enflasyon artıyor, vatandaşın satın alma gücü azalıyor, ekonomi küçülüyor, işsizlik artıyor ve gelirler düşüyor.

Tarımda, sanayide üretim azalıyor, istihdam yaratacak “üretken” yatırımlardan söz edilmiyor.

Ekonominin “sürükleyici” sektörü olan inşaatta kriz giderek derinleşiyor, yeni konut üretilemediği gibi üretilen konutlar da alıcı bulamıyor. Böylece; sektör daralma sürecinde. Son 1 yılda, inşaat sektöründeki kriz ve daralma nedeniyle 500 bin inşaat çalışanının işsiz kaldığı anlaşılıyor.

Unutulmasın ki; üretim, yatırım ve istihdam olmadan, üretime ve ihracata dayalı büyüme sağlanmadan işsizlik problemine çözüm bulunamaz.

Böylesine “kaygı” veren bir tablo karşısında ülkeyi yönetenler, ikinci kez tekrarlanan İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı seçimine odaklanmaktan ekonomik sorunlarla uğraşmaya zaman bulamıyor.

GENÇLERİN %26’SI İŞSİZ

Türkiye İstatistik Kurumu (TUİK)nun verilerine göre; 15-23 yaş aralığındaki 11 milyon 600 bin gençten dörtte birinin ne okulu, ne de işi var; 2 milyon 800 bin genç adeta “kayıp”. 15-23 yaş aralığındaki genç nüfusta işsizlik oranındaki artış 7.5 puan oldu; genç işsizlik oranı da yüzde 25.2’ye yükseldi.

Buradan çıkan sonuç; her 4 gençten biri işsiz, her 3 gençten biri de bomboş ne yapacağını bilmeden evde oturuyor.

Bu arada; kadının istihdamdaki payı artma bir yana azaldı, kadın işsizliği de yüzde 19.8 oldu.

Kadınını ve gencini okutamayan, eğitemeyen, istihdam edemeyen bir toplumun ilerlemesi ve refah düzeyini yükseltmesi olası değildir.

Öte yandan; “geniş tanımlı” işsiz sayısının 7 milyonu aştığı, istihdamın 704 bin azaldığı ve tarım dışı işsizlik oranının yüzde 16.1 olduğu görülüyor.

Bu bağlamda; ülkemizin gerçek gündeminin işsizlik, yoksulluk ve ekonomideki daralma, büzülme ve küçülme olduğu tartışma götürmez bir gerçektir.

Sonuç olarak: Kadını ve gençleri eğitimde, üretimde, istihdamda olmayan toplum; refah dağıtma değil, ancak; yoksulluğu paylaşabilir.