GÜNCEL EGE YEREL YÖNETİMLER EKONOMİ POLİTİKA SPOR RÖPORTAJLAR YAZAR CAFE FOTO GALERİ VİDEO GALERİ
Prof. Dr. Mustafa KAYMAKÇI
YAZARLAR
15 Kasım 2019 Cuma

Bir Cumhuriyet Senatörünün Anıları

Geçtiğimiz Ekim 2019 başlarında Cumhuriyet Kitapları’ndan  Prof.Dr.Ziya Gökalp Mülayim’in “Senatör-Bir Cumhuriyet Senatörünün Anıları” adlı bir anı kitabı çıktı.

Öncelikle Mülayim Hoca’yı yakından tanımayan kişiler için kısaca bilgi vereyim.

Ankara Ziraat Fakültesi'nde 15 yıl süreyle kooperatifçilik dersleri veren Mülâyim Hoca, kooperatifçilik, toprak reformu ve tarımın vergilendirilmesi konularında Türkiye'nin önde gelen uzmanlarından. Mülayim Hoca aynı zamanda; Türkiye’nin yakın tarihinin  birçok kritik aşamasında katılımcı, hatta belirleyici olmuş. Onun anlattıklarının bize gösterdiği diğer önemli  bir ayrıntı ise “Eski Türkiye”nin eğitim tarzı ve bürokratlarının kalitesi, dürüstlüğü, saygınlığı.

Alanı  ve yakın tarihle ilgili kitapları  ile Ulus, Milliyet ve Cumhuriyet Gazeteleri'nde toprak reformu ve kooperatifçilik konularında yayınlanmış birçok makalesi  var.

Bilimini siyasetle yaşama geçirmesi doğrultusunda da 6 yıl süreyle Senatörlük yapmış.

Mülâyim Hoca,“Senatör-Bir Cumhuriyet Senatörünün Anıları”kitabıyla;inişli çıkışlı çağdaş yaşamını Cumhuriyet Türkiyesi’ne,daha doğrusu Büyük Önder Atatürk’e borçlu olduğunu, anılarıyla Cumhuriyet Türkiyesi’ne olan borçlarını yaşamı boyunca nasıl ödemeye çalıştığını  anlatmış .

Kitabın anlatım açısından  önemli bir özelliği  de var, okurken Siz de yakın tarihimizdeki kimi  olayların içinde imiş gibi bir duygu ve düşünceye katılıyorsunuz.

Kitabının içinde:

“- Atatürk’ten sonra devam ettirilmek istenen toprak reformu ve kooperatifçilik mücadelesine kimler neden karşı çıktı?

- Deniz Baykal’ın tekrardan siyasete dönmesinin kilit oyuncusu kimdi?

- Çukurova Üniversitesi nasıl kuruldu?

- İnönü, Baykal, Ecevit üçgeninin bilinmeyenleri neler?

- Ecevit’in olaylı Kayseri mitinginde neler yaşandı?

- Vedat Dalokay’ın aday ve belediye başkanı olma süreci nasıl gelişti?

- Kooperatifçilik Kıbrıs Barış Harekatında nasıl işe yaradı?

- Bir yabancı ajanın Türkiye itirafları

- Genelkurmay’ın kapalı bilgilendirmesinde neler anlatıldı?

- Büyük tartışma yaratan ‘Çankaya Toplantıları’ hangi amaçla ve nasıl başladı? Katılımcılar kimlerdi?”

gibi soruların cevabını buluyoruz.

Kitabda benin dikkatimi çeken üç anısını aktarmak istiyorum.

Birincisi,Türkiye’de herkesin bilmesi gerekiyor. O da,2. Dünya Savaşı ile ilgili olan “Floransa’dan Bir İsmet İnönü Anısı”.

Mülayim Hoca, İtalya-Floransa Ziraat Fakültesi’nden mezun. Orada öğrenim görürken  yine  Floransa’da Siyasal Bilgiler Fakültesi’nde okuyan bir arkadaşının genç Ziya Gökalp Mülayim’e anlatısı şöyle:  ”Bugün hoca  2.Dünya Savaşı’nın en büyük siyaset adamı kimdir?Kimisi  ‘Churchil’,kimisi ‘Roosvelt’ dedi.’Mussolini’ diyen,’Stalin’ diyen,hatta ‘Hitler’ diyen oldu.Dinledi,dinledi;hoca sonra “Hiçbiriniz bilemediniz.2 Dünya Savaşı’nın en büyük siyaset adamı Türkiye Cumhuriyeti’nin o zamanki Cumhurbaşkanı İsmet İnönü’dür’ dedi.

Nedenini de öyle açıkladı:’Çünkü sizin saydıklarınız bütün devlet adamları ülkelerini savaşa soktular,yüzbinlerce insanın,vatandaşlarının ölümüne neden oldular.Yalnız İnönü bütün dayatmalara rağmen ülkesini savaşa sokmadı,kimsenin burnunu kanatmadı ve böylece ulusunu esenliğe çıkarttı.Bu nedenle benim kanaatıma göre 2.Dünya Savaşı’nın en büyük siyaset adamı İsmet İnönü’dür’.dedi.”

İsmet İnönü  için  "Bizi savaşa sokmadı, erkekliğimizi öldürdü" diye kısa yoldan eleştirenlerin torunlarının bu anıyı bilmelerini isterim.

İkinci bir anısı Mülayim Hoca’nın doğrudan kooperatifçilik dersi ile ilgili.Hoca,”Ankara Ziraat Fakültesi’nde Asistan Olmam” başlıklı anısında;1957 yılında Ankara Ziraat Fakültesi Tarım Ekonomisi Bölümü’ne Dr.Asistan olarak girdiğini,bölümdeki  “Tarımsal Kooperatifçilik” dersinin  o dersi verecek bir öğretim üyesi olmadığından dersin  boş geçtiğini ve  o sıralarda bölüm başkanı olan Prof.Kazım Köylü’ye bu dersi vermek istediğini  anlatır.

Hocasının verdiği cevap çok çarpıcıdır; “…Donanımın buna yeterli; ancak sen bu dersi verirsen,sana komünist derler.Devamlı başın belaya girer.”

Üçüncüsü ise “Yanlış Siyaset Karşısında Bilimsel Duruşum/Direnişim” başlıklı.Yıl 1976. Hoca artık senatördür.Meclisten küçük çiftçi  muaflığının 30 bin liradan  90 bin liraya çıkaran bir kanun teklifinin geçtiğini öğrenir.Üstelik bu kanuna CHP de destek vermiştir.Ecevit’e gider ve kanunun  doçentlik tezinin  bilimselliğine ters geçtiğini söyler ve kanun senatoya geldiğinde yeniden meclise iadesi için çalışacağını, “Gerekirse İstifa eder Yine karşı çıkarım” der. Bu anı Hoca’nın bilimsel görüşünün siyasete alet etmemesinin  somut bir göstergesi.

Özetle Mülayim Hoca’nın anıları,  bize yakın geçmişimizi öğrettiği gibi, kitabının  önsözünde  yazdığı üzere Cumhuriyet Türkiyesi’ne olan borçlarının nasıl ödenmesi gerektiğini anlatıyor.

Ancak,Mülayim Hoca’nın Cumhuriyet Türkiyesi’ne borçlarını ödediği kesindir.

Kendisine,bir  öğrencisi ve meslektaşı olarak teşekkür ediyorum.Sağlık ve esenlikler diliyorum.